Anasayfa   /    Güncel    /    Veteriner Hekim Yener Eker anlattı: “Kedileri evcilleştirmediysek, onlara tam olarak ne yaptık?”

Veteriner Hekim Yener Eker anlattı: “Kedileri evcilleştirmediysek, onlara tam olarak ne yaptık?”

-

GÜNCEL      28 Ocak 2020 - 10:27     6962     0

Veteriner Hekim Yener Eker anlattı: “Kedileri evcilleştirmediysek, onlara tam olarak ne yaptık?”

Keşan’da görev yapan Eker Veteriner Kliniği işletmecisi Veteriner Hekim Yener Eker,

yaptığı açıklamada, bilim adamlarının, kedilerin canları ne zaman isterse, o zaman evcil olabileceğini söyledi.  Yapılan araştırmalar sonucunda, kedilerle ilgili birçok gerçeğin gün yüzüne çıktığını dile getiren Veteriner Hekim Yener Eker, kedilerin hayatın hangi alanlarda fayda sağladığını anlattı. Aynı zamanda Eker, kedilerin üremesine, insanların çok yakın bir zamanda müdahale ettiğini belirtti.

“KEDİLERİN DAVRANIŞLARI,

KARAKTERLERİ VE

İNSANLARLA İLİŞKİLERİ

HER ZAMAN MERAK

KONUSU OLMUŞTUR”

Yabani kediler ile evcil kedilerin DNA’ları arasında çok az farklılıklar bulunduğunu belirterek açıklamasına başlayan Veteriner Hekim Yener Eker, şunları söyledi:  “Yabani kediler ve evcil kedilerin DNA’ları arasında çok az farklılıklar bulunur. Bilim adamlarına göre kediler canları ne zaman isterlerse o zaman evcil olurlar. Kedilerin davranışları, karakterleri ve insanlarla ilişkileri her zaman merak konusu olmuş ve tarih boyunca çok fazla araştırma yapılmış, farklı fikirler ortaya atılmışsa da, bilimin bugün geldiği noktada, özellikle genetik çalışmaların, biyolojik, sosyal ve tıbbi alanlarda belirleyici bir rol üstlenmesiyle, kedilerle ilgili birçok gerçek gün yüzüne çıkmıştır. İnsanlarla ilk yakınlaşmalarından bugüne tarihi kayıtlara göre ortalama 9500 yıl geçti ve bunca zaman boyunca diğer evcil hayvanlardan daha renkli, zaman zaman eğlenceli, zaman zaman trajik hikayelere konu oldu kediler. Antik Mısır döneminde, tanrıyla özdeşleştirilerek kutsal sayıldılar, kedi öldürenler idam edildi hatta ölen kediler mumyalanarak firavunlar gibi özel mezarlarda saklandılar. Ortaçağ Avrupa’sında ise şeytanın sureti ilan edildiler ve öldürüldüler. Avrupa bunun bedelini çok ağır ödedi. Fareler yoluyla yayılan vebadan 20 milyon civarında insan öldü. Sonunda kedi öldürmekten vaz geçtiler. Kurtarıcı yine kedilerdi.”

“KEDİLER EVCİLSE

NEDEN BU KADAR BAŞLARINA

BUYRUK YAŞIYORLAR?”

Yener Eker, “Kediler evcilse neden bu kadar başlarına buyruk yaşıyorlar?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Bugün birçoğumuz evimizde bir veya birkaç kediyle yaşıyoruz ve kendimize sıkça sorduğumuz bir soru var: bu kediler gerçekten evcilse neden bu kadar başlarına buyruk yaşıyorlar? Örneğin bir köpeğe bazı şeyler öğreterek evimizi korumasından tutun da birçok konuda bize faydalı olmasını öğretebiliyoruz. Aynı şekilde atlar, koyunlar, domuzlar ve birçok evcil hayvan insanların çeşitli ihtiyaçlarını karşılayabiliyorken, yine evcil sınıfında olan kedimiz bütün gün yiyip içip fosur fosur uyuyor, canı istediğinde kendini sevdirip bizimle oynuyor, bazen de kızıp oramızı buramızı tırmalıyor. Bu kediler hayatımızın hangi alanında bize nasıl bir fayda sağlıyor? Bunu anlamak için önce evcilleştirmenin ne anlama geldiğini ve nasıl olduğuna bir bakalım. Evcilleştirme evrimsel bir süreçtir. Köpekleri ele alırsak, bundan 30.000 yıl önce insanların yaşam alanlarının çevresine gelerek onların artıklarından beslendiler ve havlayarak gelen tehlikeleri haber vermeye başlamalarıyla karşılıklı bir faydalanma söz konusu oldu. Ancak bugünkü evcil köpek ırkları insanlar tarafından yapay seçilim yoluyla evcilleştirildiler. Yani doğan yavrulardan, fiziksel ve karakter özellikleri kendi ihtiyaçlarına uygun olanları ürettiler, zamanla genetik olarak kendi orijinal atalarından uzaklaştılar ve bugünkü evcil köpek ortaya çıktı. Diğer tüm evcil hayvanlar bu yöntemle evcilleştirildi. Örneğin inekler daha fazla süt vermek, daha sakin olmak,  gibi birçok özelliğe bakılarak insanlar tarafından yapay seçilime uğratıldılar. Ancak kediler bu yöntemle evcilleşmedi. Köpeklerin fiziksel ve karakter özellikleri bu 30 000 yıllık sürede çok radikal değişikliklere uğrarken, günümüzdeki evcil kedilerin fiziki ve genetik özellikleri vahşi kuzenleriyle hemen hemen aynı kaldı. Ev kedileri, yüz hatlarının sevimlileşmesi, dişlerin kısalması, uysallaşma gibi, evcilleştirme sonucu ortaya çıkan özelliklerin hiçbirisine sahip değiller. Kediler de tıpkı köpekler gibi bizimle yaşamaya başladılar ama onları çok fazla değiştirmeye çalışmadık.”

“MISIRLILAR KEDİLERİN KEMİRGENLERİ YEDİKLERİNİ FARK EDİNCE, ONLARI KORUMA ALTINA ALDI”

Kedilerin tamamen yabani hayvanlar olduklarını söylemenin imkansız olduğunu hatırlatarak açıklamasına devam eden Eker, kedilerin haşereler ve kemirgenler üzerindeki etkileri yüzünden, insanların onlara ihtiyacı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Yine de kedilerin tamamen yabani olduğunu söylemek imkansızdır. Bildiğimiz kadarıyla kediler yaklaşık 10.000 yıldır insanlarla yaşıyor. Bulunan en eski evcil kedi fosili Kıbrıs’ta sahibiyle gömülmüş bir kediye ait ve tam 9.500 yaşında. Eski Mısır’da bulunan kedi motifleri günümüzde en popüler olanları. Mısır’da kedilerin neden tanrılaştırıldığını anlamak hiç de zor değil. Buğday başta olmak üzere tahılların evcilleştirilmesi ve tarım toplumuna geçiş sonrasında, üretilen tahılları depolamak çok önemliydi. Antik Mısır o dönemin tahıl ambarı olarak biliniyordu ve temel geçim kaynakları da buydu. Tahılların baş düşmanı olan kemirgenler en büyük sorunlarıydı. Depolanan tahıllar fareleri de beraberinde getiriyordu, fareler de kedileri. Mısırlılar kedilerin bu kemirgenleri yediklerini fark edince, onları koruma altına aldı ve üremelerini teşvik etti. Zamanla kedilere bağımlı hale geldiler ve onları tanrılaştırdılar. Kediler ve insanlar bir anda kendilerini birbirleriyle iç içe buldular. Zamanla kediler gemilere de alınmaya başladı, tabii ki gemideki haşereler ve kemirgenler sebebiyle.”

“ORTA ÇAĞ BOYUNCA BİRÇOK YERDE KEDİSİZ DENİZE AÇILMAK YASAKTI”

Haşereler üzerindeki etkileri yüzünden, gemilerdeki yolculuklarda insanların kedileri yanlarına almaları sebebiyle, kedilerin gemilerden kaçarak dünyaya dağıldığını belirten Eker, gemilerden kaçan kedilerin yerel kedilerle çiftleştiğini belirterek, şu ilginç açıklamayı yaptı: “Genetikçi Claudio Ottoni, ekibiyle yaptığı çalışmalarda, 9000 yıl öncesinden başlayarak, antik kediler ve günümüz kedilerinin mitokondriyal DNA’larını karşılaştırdı. Mitokondriyal DNA’ların özelliği anneden alınması ve binyıllarca bozulmadan kalmasıdır. Bu çalışmaların sonucunda 5 farklı vahşi kedi ırkının, görece küçük bir bölgeden tüm dünyaya yayıldığı sonucuna vardı. Bundan binlerce yıl önce Mısır ve Batı Asya uygarlıkları tüm dünyayı domine ediyorlardı. Bunun en önemli sebebi ise tarımın yaygınlaşması ve gelişmesiydi. Bu da rodentleri (kemirgenleri) tahıl ambarlarına davet etti. Bunu gören kediler de tarım alanlarına yöneldiler çünkü buralarda daha fazla av vardı. Tıpkı paleolitik çağda köpeklerin kendiliğinden av partilerine katılması gibi. Ancak araştırmacılar bu DNA çalışmaları sırasında çok ilginç bazı verilere ulaştılar; Bir Mısır kedisinin, ortaçağda bir Viking limanında ne işi vardı? Ya da bir Asya kedisinin Roma limanında ne işi vardı? Biraz daha detaylıca inceleyip dağılım haritalarını çıkardılar. Kediler o dönemde kullanılan deniz rotaları boyunca dünyaya dağılmışlardı. Kedilere ne yaptığımız anlaşılmıştı. Antik dönemlerde gemi kaptanları, haşerelerden kurtulmak için her zaman gemiye birkaç kedi alırlardı. Orta çağ boyunca birçok yerde kedisiz denize açılmak yasaktı. Gittikleri limanlarda pek çok kedi gemilerden kaçarak o bölgedeki yerel kedilerle çiftleştiler. Sonuçta Mısır ve Batı Asya kedilerinin genleri diğer kedilerin genlerini bastırmaya başladı.”

“KEDİLER EVCİL Mİ?” SORUSUNUN CEVABI BURADA SAKLI

“Kediler evcil midir?” sorusuna ise Yener Eker, şu cevabı verdi: “Mısır kedilerinin popüler olmasındaki en önemli sebeplerden biri belki de arkadaş canlısı karakterleridir. Zamanında tanrılaştırılacak kadar çok değer verilmeleri, insanlara güvenmelerini sağlamış olabilir. Bu karakterlerini de genetik olarak yavrularına aktarmış olabilirler. Bugün Akdeniz kuşağındaki tüm kediler, Mısırlı atalarının devamıdır. İşte “kediler evcil mi?” sorusunun cevabı burada saklı. Kediler insanlar tarafından bilinçli bir şekilde evcilleştirilmediler. Yani insanlar kedilerin üremelerine asla müdahale etmedi. Onlar çiftliklerde insanlarla birlikte yaşadılar, gemilerde beraber yolculuk ettiler, vahşi kedilerle de çiftleşmeye devam ettiler. Ortaçağ boyunca kedilerin seleksiyon yoluyla üretildiklerine dahil hiçbir bilgi bulunmamakta. Kısacası kediler insanlar tarafından değil kendi istekleriyle evcilleştiler. Kediler de diğer evcil hayvanlarla arasındaki tek fark var: Zaman. Köpek, koyun, keçi v.s. binlerce yıl önce insanların ihtiyaçları doğrultusunda yapay seçilim yoluyla üretildiler ve günümüze geldiler. Kedilerin üremelerine insan etkisi ise çok yakın bir zaman önce başladı. Scottish Fold gibi birçok kedi bu müdahalenin ürünü. Bu çalışmalar gelecekte de devam edecek gibi görünüyor. Kim bilir belki birgün Golden Retriever kadar kocaman bir kediyle beraber yaşayacağımız günler de gelebilir.”

(GİZEM GÖRÜR)

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ

FOTO GALERİ