Anasayfa   /    Güncel    /    Nilüfer Erk Oğuz: “Kız çocuğunun en güzel çeyizi, diplomasıdır”

Nilüfer Erk Oğuz: “Kız çocuğunun en güzel çeyizi, diplomasıdır”

-

GÜNCEL      12 Ekim 2019 - 10:48     1904     0

Nilüfer Erk Oğuz: “Kız çocuğunun en güzel çeyizi, diplomasıdır”

Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Keşan Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Av. Nilüfer Erk Oğuz, dün “11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü” kapsamında yaptığı açıklamada, ebeveynlerin çocuklarını yetiştirirken, “Bizim ailede olmaz” dedikleri halde, farkında olmadan yaptıkları hatalardan bahsetti. Av. Nilüfer Erk Oğuz, her ailede, bölge gözetmeksizin yapılan bu hataların ilerideki dönemlerde cinsiyet ayrımcılığına dönüştüğünü hatırlattı. Kız çocukları için erken yaşta çeyiz hazırlıklarına başlamanın yapılan hataların arasında neredeyse en büyüğü olduğunu belirten Erk Oğuz, kız çocuğunun en güzel çeyizinin, diploması ve mesleği olduğunu vurguladı.

“NEREDE BİR GÜN VARSA, NEREDE BİR ANMA VARSA, ORADA ACI VARDIR”

Bir kız çocuğu annesi olarak, kız çocuklarını ve kız kardeşlerini selamlayarak açıklamasına başlayan Erk Oğuz, “Nerede bir gün varsa, nerede bir anma varsa, orada acı vardır” diyerek, şunları söyledi:

“11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü” vesilesiyle, bir kız çocuğu annesi olarak, kız kardeşlerimi ve kız evlatlarımızı bir anne şefkatiyle kucaklıyorum. Şunu da belirtmek isterim ki nerede bir gün varsa, nerede bir anma varsa, orada bir acı var, problem var demektir. Dünya kız çocukları olarak bir gün belirlenmişse, dünyanın bir yerinde kız çocukları büyük acılar çekiyor demektir. Kız çocuklarının güldüğü bir ülke, mutlu bir ülkedir. Kız çocukları gülerse dünya güler. Kız çocukları gülerse, bulunduğu ülke, refah içinde olur. Bugünün kız çocukları, yarının anneleri olacaktır. Çocukları anneler yetiştiriyor. Gerekli eğitimi almış, mutlu bir kız çocuğu, anneye dönüştüğünde, evladını aynı ruhla yetiştirecektir. Kız çocuklarının ve dolayısıyla kadınların baskılandığı ülkelerde, gelişim göremiyoruz. Gelişim, sadece büyük evlerde oturmak, pahalı arabalara binmek ya da pahalı kıyafetler giymek değildir. Medeniyet daha gelişmiş bir kavramdır. Gelişimde, çocuğu yetiştiren annenin çok büyük bir payı vardır. Bu anneler de geçmişin kız çocuklarıdır. Bir kız çocuğu ülkesinin geleceğini belirliyor. Ülke dediğimiz şey, toplumdan oluşuyor. Toplumu yetiştiren de annedir.”

“FARKINDA OLMADAN BU AYRIMI YAPIYORUZ”

“Bizim ailede olmaz” denildiği halde, neredeyse her hanede, kız çocuğunun omuzlarına belirli sorumlulukların küçük yaşta yüklendiğini hatırlatarak açıklamasına devam eden Erk Oğuz,

“Çocuğumuzu yetiştirirken, istemsizce, birçok hata yapıyoruz. Kız çocuk sofra kurmak, sofra toplamak gibi yönlendirilirken erkek çocuk, babası ile birlikte rahatça oturup televizyon seyredebiliyor. Eve dönüş saati kız çocuğu için başka erkek çocuğu için başka planlanıyor. Oyuncak seçimleri farklı oluyor. Bisiklet bile erkek çocuğunun gibi algılanıyor. Oysaki bisiklete binmek kız çocuğu ile erkek çocuğunun eşit hakkıdır. Sporda da böyle, meslek seçiminde de böyle oluyor. Bir takım meslekler kız çocuklarına uygun görülürken, bir takım meslekler de erkeklere uygun görülüyor. Kız çocukları istemsiz olarak, kısıtlı bir meslek seçimine yönlendiriliyor. Hepimiz, bilerek ya da bilmeyerek, kendi evlatlarımıza, kız çocuk ve erkek çocuk ayrımı yapıyoruz. Kız çocuğunu, seçeceği meslekten yapacağı spora kadar kısıtlıyoruz. Orada başlayan kız-erkek çocuk ayrımcılığı, ilerideki dönemdeki cinsiyet ayrımcılığına dönüşüyor. Belki iyi niyetle, belki güvenlik güdüsüyle yaptığımız ayrımlar, orta ve uzun vadede, toplumda cinsiyet ayrımcılığına sebebiyet veriyor. Bunu bütün ülkeler için söylüyorum fakat bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde bu konu daha tehlikeli bir şekilde ortaya çıkıyor. ‘Kızın mı var, derdin var’ gibi sevimli bir yakarışla söylediğimiz cümlenin, nasıl bir derin anlam taşıdığını hiç düşündünüz mü? Düşünmeden söylüyoruz, fakat durup bir düşünmeliyiz. Kız çocuğumuz, derdimiz değil, gururumuzdur, geleceğimizdir, aydınlığımızdır.” dedi.

“KADININ EN GÜZEL MÜCEVHERİ TEK TAŞI, BEŞ TAŞI DEĞİLDİR, MESLEĞİDİR”

Kız çocuğu için erken yaşta başlayan çeyiz hazırlıklarının, kız çocuklarını erken yaşta evliliğe özendirmek olduğunun altını çizen Av. Nilüfer Erk Oğuz, bir kız çocuğunun en güzel çeyizinin, mesleği ve diploması olduğunu vurgulayarak açıklamasına şöyle devam etti: “Kız çocuklarının yetiştirilmesinde sürekli bir çeyiz söylemi vardır. Gelin olmaya özendirme vardır. Bir kız çocuğunun en güzel çeyizi, diplomasıdır. Bir kız çocuğunun en güzel çeyizi, mesleğidir. Kız çocuklarımızı tek taşa, beş taşa, gelinliğe, çeyize veya evliliğe özendirmekten ziyade, öncelikle meslek edindirmeye, eğitimini tamamlamaya özendirmemiz gerekiyor. Bu şekildeki rol modellerle çocuklarımızı bir araya getirmemiz gerekiyor. Bir kız çocuğunun, genç bir hanımın, bir kadının en güzel mücevheri tek taşı, beş taşı değildir. Mesleğidir. Kız çocuklarımız, bileğine, diplomasını takmalıdır. Onun bileziği mesleği olmak zorundadır. ‘Olmalıdır’ demiyorum. ‘Olmak zorundadır’ diyorum.”  

“ONLARIN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’LERİ VAR, BAŞKA KAHRAMANA İHTİYAÇLARI YOK”

Erk Oğuz, prensesim diyerek yetiştirilen bir kız çocuğunun, hayal dünyasına sokulmasının doğru olmadığını, prensesim diye yetiştirilen bir kız çocuğunun, beyaz atlı prensesini beklemesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Erk Oğuz, aynı hatanın erkek çocukları için de yapılarak, onlara kahraman olma sorumluluğu yüklendiğini belirterek, kız ve erkek çocuklarının tek kahramanı “Mustafa Kemal Atatürk’tür” dedi ve açıklamasını şöyle tamamladı: “Kız çocuklarımızı yetiştirirken, ‘prensesim’ deriz. Süslü püslü giydiririz. Sonra bu kız çocukları, beyaz atlı prensini beklemeye başlar. Hayır, böyle bir şey mümkün değil. Anti prenses diye bir akım var. Bu konu ile ilgili çocuk yayınları da var. Onları bu kitaplara yönlendirmeliyiz. Prensesler bu dünyada zaten belli, sayıları da belli. Bu kişiler dışında kimse prenses olmayacak. Olamaz da zaten, bu mümkün değil. Bu gerçek dışı bir söylemdir. Kız çocuklarımızın gerçeklik algısını kırmayalım. Çocuklarımızın hayal dünyası içerisinde kendilerini prenses olarak görmelerini sağlamayalım. Çünkü bu kız çocuklarımız, kendilerini prenses sandıklarında, beyaz atlı prenslerinin gelip onları o kötü hayattan kurtarmasının hayalini kurarak büyüyünce ve o prens gelmeyince, o hayal dünyasından kötü travmalarla çıkıyorlar. Böyle bir şeyin olmadığını, hayatın zor fakat yaşamaya değer olduğunu, hayat denen şeyin bir mücadele olduğunu bilmelerini sağlamak gerekiyor. Hayatın acı tatlı günlerinin olduğunu, hayata alıştırarak, eğitiminin önemli olduğunu bilmelerini öğretmeliyiz. Kız çocukları prensini beklememeli. Benzer haksızlığı erkek çocuklarına da yapıyoruz. Süper kahraman yaratmaya çalışıyoruz. Çocuklarımız neden Spiderman olmak istesin? Onların bir kahramana ihtiyacı yok. Onların Mustafa Kemal Atatürk’leri var. Kız ve erkek çocuklarımızın, başka kahramanlara ihtiyaçları da yoktur. Kız çocuklarımız prenses, erkek çocuklarımız da süper kahraman değildir. Hepsi bizim evlatlarımızdır. ‘Bizim ailede ayrım olmaz’ demeyin. ‘Bizim bölgemizde olmaz’ demeyin. Ailelerimizde de var, bölgemizde de var. Ülkemizde de var. Dünyamızda da var. Bu ayrım var. Olanaklarımızı kız ve erkek çocuklarımıza eşit şekilde vermeliyiz.”

(GİZEM GÖRÜR)

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ

FOTO GALERİ