Anasayfa   /    Güncel    /    Erk Oğuz: “İnsan yaşarken de ölebilir”

Erk Oğuz: “İnsan yaşarken de ölebilir”

-

GÜNCEL      12 Kasim 2019 - 15:20     436     0

Erk Oğuz: “İnsan yaşarken de ölebilir”

Cumhuriyet Kadınları Derneği (CDK) Keşan Şubesi Başkanı Av. Nilüfer Erk Oğuz dün yaptığı açıklamada, Türkiye’de günden güne artış gösteren intihar vakalarını ve şiddeti değerlendirdi. Erk Oğuz, ülkedeki mutsuzluk oranının artmasının sebeplerinin araştırılması gerektiğini ve bu konuda bir an önce adım atılması gerektiğini kaydetti. Genç nüfusun ülkeden gitmek istemesini de aynı sebeplere dayandıran Erk Oğuz, gençlerin kaybedildiğini ve kaybetmenin sadece ölüm olmadığını, insanın yaşarken de ölebileceğini hatırlattı.

“TEMELDEKİ GÜDÜ, GELECEKTEN BİR ŞEY BEKLEYEMEZ HALE GELMEKTİR”

İntihar vakalarının artması ile ilgili haberlerin hassasiyetle yapılması gerektiği hatırlatmasında bulunarak açıklamasına başlayan Nilüfer Erk Oğuz, “Son dönemlerde intihar oranlarında artış gözleniyor. Bu durumu ülkemizin bir gerçeği olarak kabul etmeliyiz. Sebeplerine inebilmeliyiz. Çözüm üretebilmeliyiz. Uzmanlık alanım değil fakat intiharın tek bir sebebi olmaz. Bunu tetikleyen birçok sebep olabilir. Nasıl ki bir cinsel istismarın gerekçesi giyim ve kıyafet değilse, intiharın da tek bir sebebi yoktur. Birçok sebep bir araya geldiğinde bu olgu gerçekleşir. Bu tarz haberlerin de dikkatli yapılması gerekir. İnsanoğlu intiharı ‘öleyim de kurtulayım’ diye görmemelidir. Temeldeki güdü, gelecekten bir şey bekleyemez hale gelmektir. Umutsuzluktur, çaresizliktir. Bir şeye veya bir yere ait hissedememektir. Bu aidiyet aile olabilir iş olabilir, sosyal veya ekonomik bir yapının içinde olamamak olabilir. Neticede her insan kendisini bir yapıya bir oluşuma veya herhangi bir şeye ait hissetmek ister. Aidiyet hissi bittiğinde, kendisini öteki olarak görür, belki öteki değildir ama öyle hissediyorsa, gelecek kaygısı duyuyorsa ve geleceğe dair tüm umutları tükenmişse böyle bir yola başvurabiliyor.”

“İNSAN YAŞARKEN DE ÖLEBİLİR”

Türkiye’deki genç nesil göçünün temel sebeplerinden birisinin de gençlerin geleceğine karşı umutsuz olmaları olduğunu belirterek devam eden Erk Oğuz, şunları söyledi: “Genel olarak sosyal ve ekonomik çalkantıların olduğu ülkelerde intihara eğitim fazladır. Bunu ben değil, istatistikler söylüyor. Araştırmalar gösteriyor ki maalesef ülkemizde antidepresan satışlarının oranları yükseldi. Eczanelerin satışları listelere yansıyor. İstatistikler ortaya koyuyor ki, toplumumuzda kaygı bozukluğu, endişe bozukluğu gibi hastalıklarda ciddi bir artış var. Zaten bu tarz hastalıklar kardeş gibidir. Biri varsa diğeri de vardır. Zincirlemedir. Bu teşhisleri doktorlar koyuyor, bu istatistikleri uzmanlar ortaya koyuyor. Toplumun gidişinden endişe duyuyoruz. Ülkemizin vatandaşı endişeli. Birçok insanda gelecek kaygısı var. Ülkemiz beyin göçü yaşıyor. Bu bir realitedir. Genç nüfus yurt dışına göç ediyor. Bu çocuklar haklıdır değildir tartışması doğru değildir. Bana göre kimse ülkesini terk etmemeli, ülkesi için mücadele etmelidir. Atatürk’ün de dediği gibi ‘Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.’ Ama demek ki toplumda bir kırılma yaşanıyor. Bugün üniversite mezunu gençlerimizin işsizlik durumu artış gösteriyor. Demek ki gençlerimiz gelecek kaygısı içindeler ve kendilerini güvende hissetmiyorlar. Güvenin sadece savaş ve terör olarak algılanmasını istemem. Sosyal olarak ve ekonomik olarak da güvende hissetmiyorlar. Gençlerimiz bir kaygı yaşıyor ki göç ediyor. Bu doğal olarak ülkemize sıkıntı yaratıyor ve biz bunu çözmek zorundayız. ‘Bu problemi nasıl çözeriz?’ diye düşünmek zorundayız.”

“TOPLUMSAL OLARAK NEVROTİK TEPKİLER VERİYORUZ”

Türkiye’de antidepresan kullanımının artmış olduğunun bilinmesine rağmen, bu konu ile ilgili bir adım atılmamasını, şiddetin de psikolojik rahatsızlıklar ile doğru orantılı olduğunu kaydederek devam eden Erk Oğuz, şunları dile getirdi: “Bu olaylar iş adamları ile başladı. 2012 den bu yana, intihar olayları artış gösterdi. Dünya çapında iş yapan iş adamları da intihar etti ve altında ekonomik sebepler vardı. Her ekonomik çıkmaza düşen insan intihar eder çıkarımı yapmak istemiyorum etmesi gerekir hiç demiyorum fakat bu gerçeğin de farkında olunması gerektiğini düşünüyorum. Toplumun her kesiminde geleceğe ait bir kaygı ve ait hissedememe hissi oluşmaya başladı. Bu gerçeklikle başa çıkma yöntemlerini bulmalıyız. Toplumsal olarak bir travma yaşıyoruz. Bir avukat ve bir siyasetçi olarak söylüyorum bunu fakat asıl, işin uzmanı doktorlar söylüyor. Toplumsal olarak nevrotik tepkiler veriyoruz. Bu yapı şiddeti tetikliyor. Şiddet oranları da aynı oranda artıyor. Bu istatistikler benim değil, bakanlıkların verileri. Kayıtlarda belli. Bir de kayda geçmeyen vakalar da var. Ülkemizde her insan, her an patlayacak bir bomba gibi geziyor. Herkes gergin. Herkes mutsuz. Bunu gözlemlemek için sokağa çıkmak yeterli. Ülkelerin mutluluk oranları ile ilgili araştırmalar var ve ülkemiz mutsuz ülkeler arasında görünüyor. Bu mutsuzluk şiddeti tetikliyor, psikolojik sıkıntıları tetikliyor ve bunlar birbirine bağlıdır. Sıkıntı, buna müdahale edilmek yerine, üzerinin örtülmesi.  Antidepresan kullanımı artış gösteriyor, bu belli. Reçetelerle belli istatistiklerle belli, peki neden giderilmesi için bir adım yok? Bireyin yaşadığı olay topluma yayılıyor, toplum da zaten bireylerden oluşuyor. Demek ki bu bizim ülkemizin sorunudur. Buna ivedilikle bir çözüm bulunması gerekiyor. Tedbirler alınması gerekiyor. Bu da eğitimin ekonominin tarımın işsizliğin düzelmesi ile oluyor. Yarın ekonomi eğitim işsizlik düzelse, biz hemen düzelmeyeceğiz, çünkü bir günde böyle olmadık. Kısacası, bu gidişi düzeltmek için gereken adımların, zaman kaybetmeden atılması gerekiyor.”

“ARTIK ÇOCUKLARIMIZ BİLE DEPRESYONA GİREBİLİYOR”

Nilüfer Erk Oğuz, Küçük çocuklarda bile psikolojik rahatsızlıkların görülmeye başlamasının ciddi bir problem olduğunu ve bu konuda ivedilikle bir adım atılması gerektiğini belirterek, açıklamasını şöyle sonlandırdı: “Ufacık çocuklara stres bozukluğu teşhisi konuyor. Artık çocuklarımız bile depresyona girebiliyor. Bu gerçeği yok sayarsak, evlatlarımızı gençlerimizi kaybedeceğiz ve kaybetmek sadece ölüm değildir. İnsan yaşarken de ölebilir. Bir insanın psikolojisi çökünce, o insanı kaybetmiş oluruz. Çocuklarımızı kaybetmeyelim, geleceğimizi kaybetmeyelim.”

(GİZEM GÖRÜR)

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ

FOTO GALERİ