Bugun...

Selim ŞEN
Tek referansı ŞEHİT AĞABEYİ..!
Tarih: 06-01-2017 11:15:00 Güncelleme: 06-01-2017 11:15:00


Yoksulluk nedeniyle okuyamadı, ailesinin sezonluk vasıfsız işlerde çalışması nedeniyle bir meslek edinemedi, hamallık ve at arabacılığı dışında bugüne kadar sigortalı bir işi de olmadı.

Okur-yazar olmaması nedeniyle sosyal güvenceli bir iş bulamadığı için bugüne kadar hamallık ve at arabacılığı yaparak karısı ve üç çocuğunun geçimini sağladı.

16 yaşında Kahramanmaraş’ta askerlik görevini yapan ağabeyi Hüseyin Karagöz’ü vatana şehit verdi.

Küçük yaşta geçirdiği ameliyat nedeniyle ağır kaldıramayan ve at arabasını da kaybettikten sonra işsiz kalan şehit kardeşi Karagöz, uzun bir süre konu-komşunun yardımları ve mahalle bakkalının veresiyesiyle ailesini geçindirdi.

Devletin, şehit yakınlarına tanıdığı iş imkanından faydalanmak istedi, okur-yazar olmadığı için devlet kapısından geri döndü.

39 yaşındaki şehit kardeşi Engin Karagöz’ün okuma-yazması gibi elinde mesleği de yok ama iş için en büyük referansı vatan için canını feda eden Şehit ağabeyi.

İş istemek için gittiği devlet kapısından geri çevrilen şehit kardeşinin suçu, okuyup yazamaması mı, ailesinin yoksulluğu mu, yoksa ağabeyinin yanlış zamanda şehit düşmesi mi?

Son dönemde yaşanan terör olaylarındaki gerek aske, gerek polis gerekse sivil şehitlerimizin yakınlarına devletin gösterdiği ilgi ve imkanlardan, 26 yıl önce şehit düşen Hüseyin Karagöz’ün yakınları da hak etmiyor mu?

Şehitlik mertebesi Allah katında her ne kadar kutsalsa, yakınlarına tanının imkanlar devlet kapısında eşit olmalıdır!

Masa başı değil temizlik işi ya da bekçilik, memur maaşı değil ailesini geçindirebilecek ücret isteyen şehit kardeşinin en büyük arzusu ise sosyal güvence.

Okuma-yazması yok ama onun da bir şehit yakını kimliği var!

Devlet dairesinde masa başında kalem tutamaz ama temizlik yapabilecek, getirip götürebilecek ya da çay taşıyabilecek iki ayağı ve iki eli var!

Görüyoruz ki okuması yazması olmadığı için Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde şehit kardeşinin bile hatırı yok!



Bu yazı 1397 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI