Bugun...

Selim ŞEN
Hakkını helal et Necdet Hocam..!
Tarih: 08-05-2017 00:37:00 Güncelleme: 08-05-2017 00:37:00


2004 yılının Mayıs ayında imtiyaz sahibi Yılmaz Özkaya tarafından işe alındım ve Medya Keşan Gazetesi’nde meslek hayatıma başlamış oldum.

Okul etkinliklerinin haberlerini yaparak, muhabirliğe de yavaş yavaş ısınmaya başladım.

Spor müsabakaları, trafik kazaları, siyasi haberler derken soluğu, o dönemin yani 22. ve 23. Dönem AK Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Necdet Budak’ın peşinde aldım.

***

Mesleğe yeni başladığım için siyasetten ve siyasi haberlerden pek bir şey anlamıyordum. İşim çok zor değil, çünkü iki fotoğraf çeker, teybi koyardım Necdet Budak’ın önüne. Milletvekili konuştukça konuşur ben de saatlerce bilgisayar başında kelimeleri tek tek satırlara dökerdim.

Necdet Hocam, haber yaparken bölgeye getirdiği hizmeti övmeyi ve karşısındaki gazetecilere nasihat etmeyi çok severdi.

***

Ayları, günleri hatırlamıyorum ancak yıl 2005 idi.

Necdet Budak gazeteye haber gönderiyor, arazide açıklama yapacakmış. Tabii ki parti bürosu dururken neden araziye çağırıyor diye söylene söylene gidiyorum yanına. Akıllı cep telefonları olmadığı için tarif etmeye çalışıyordu bulunduğu yeri. Her yer çamur, etraf köpek dolu. Neyse ki buluşuyoruz tarlanın ortasında duran çukurun başında.

“Gel Selim gel. Bu haberi kaçırma.” diyor. Çukurun içine bakarak duyduğu mutluluktan ağzı kulaklarına varıyor neredeyse. Bir çocuk gibi seviniyor. Vekilin gözlerinin dolduğunu fark ediyorum. Çukurun içerisinde büyük bir boru ve borunun ortasında da vanadan başka her şeye benzeyen bir aparat bulunuyor.

***

“Aç teybini.” diyor ve başlıyor anlatmaya. “Geleceğimiz için, çocuklarımız için…” diye sıralıyor.

Konuştukça konuşuyor Necdet Hocam. O anlattıkça ben de tanımaya çalışıyorum doğal gazı ve vanaya benzetemediğim dev aparatı.

Sonrasında nasıl fotoğraf çekeceksin diyor Necdet Budak. “Çukura in hocam. Vananın başında dur.” diyorum, beni o araziye sürüklediği için intikam alırcasına. Koskoca milletvekilini düşe kalka çukura sokuyor ve fotoğrafını çekiyorum.

Fotoğraf çekilirken de bu sefer başlıyor nasihat etmeye.

***

Tam hatırlayamıyorum ancak aklımda kalan bazı sözleri şöyle: “Bak Selim. Bu doğal gaz vanasını ne yapıp edip Keşan’a bıraktırdım. Doğal gazın gelmesi için bu vana şarttı. Doğal gazın ne zaman geleceği belli değil. Ben üzerime düşeni yaptım. Bu vanayı bıraktırdım. Bundan sonrası kolay ve bundan sonrası yerel yönetimlerin elinde. Açacaksın vanayı kullanacaksın doğal gazı. Ama 2-3 yıl içinde, ama 15-20 sonrasında bu ilçeye doğal gaz gelecek. Geldiğinde arkamdan atıp tutan ve doğal gazı kullanan insanlardan bir tek istediğim ‘Allah razı olsun Necdet Hoca’dan.’ demeleridir. Başka da bir şey istemiyorum. Allah’tan dileğim de doğal gazın Keşan’a geldiğini görmektir.”

***

Necdet Budak vanaya adeta taparken, bıraktığı eser hakkında da birçok kişi eleştiride bulunmuştu.

Bunların başında da Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan geliyordu.

Çünkü Necdet Budak üzerine düşeni yaptığını savunup, topu Başkan Mehmet Özcan’a atıyordu.

Başkan Özcan da vana olduğunu belirterek, aksini savunuyordu.

***

Veee. Aradan yıllar geçti. Keşan’a doğal gaz geldi.

21 Nisan 2017 Cuma günü resmi tören düzenlendi, doğal gaz yakıldı.

Törende konuşan Mehmet Özcan’ın ağzından dökülen şu sözler ise dikkatimi çekti: Doğal gazın Keşan’a gelmesi konusunda iki isim çok önemli. Biri eski vekilimiz Prof. Dr. Necdet Budak. Doğal gaz borusu Keşan yakınlarından geçerken buraya çıkış vanası bıraktırması çok önemli bir adımdı. Kendilerine Keşanlılar adına çok teşekkür ediyoruz.”

***

Aradan 12 yıl geçse de hakkın yerini bulması ve hak edene, hak ettiği değerin verilmesi güzeldir. Ne diyelim: Allah razı olsun Necdet Hoca’dan.

Bir de hakkını helal et Necdet Hocam. Beni o çukurun başına sürüklediğin için çok söylenmiştim.

 

 

 

 



Bu yazı 2373 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI