Bugun...

Selim ŞEN
Gazeteciler asılmalı!
Tarih: 01-01-1970 03:00:00 Güncelleme: 01-01-1970 03:00:00


Bir arkadaşımız yine yakınmış bizlere.

Keşan’daki basın mensuplarına gazetecilik dersi vermeye kalkmış sosyal paylaşım sitesi üzerinden.

Mesleğimizi ciddiye almamız konusunda uyarıda bulunmuş. İşimizin haber değil, rant ve reklam peşinde koşmak olduğunu söylemiş. Son olarak da gazetecilerin işlerini yapmasını istemiş.

Neden mi?

***

“Keşan Belediyesi Geleneksel Kickboks Gala Müsabakaları” adı altında ve Murat Ali Güneysu organizatörlüğünde özel bir spor turnuvası düzenleniyor. Basılan afişlere ve sosyal paylaşım sitesinde yapılan davetlere göre.

Tanıtımlar sosyal paylaşım sitesinden yapılıyor. Giriş için bilet satışları başlıyor. Turnuva yapılıyor, bitiyor ve Keşanlı sporculardan bazıları başarı elde ediyor. Her birini tebrik ederiz.

Aradan bir hafta geçiyor ve organizatör Murat Ali Güneysu, organizasyonu haber yapmayan yerel gazetelere veryansın ediyor.

***

Murat Ali Güneysu şunu paylaşıyor sosyal sayfasından:

İlginç olan İstanbul’da dahi yayımlanan haberlerde maçlarda hiçbir Keşanlı yerel basın mensubu yoktu. Medyanın birbirlerini yemekten, haber değil rant ve reklam peşinde koştuğunun en basit göstergesi. Ülkemizde ve dünyada medyanın nasıl kullanıldığıyla ilgili çok bariz bir örnek. “Köpek insanı ısırdıysa haber değeri taşımaz. İnsan köpeği ısırdıysa haber değeri taşır.” masalları vs. vs. Kendi faaliyet ve haberlerimi hem yapıp hem medyaya atmaktan ben dahi yoruldum artık. Birileri de işini yapsın lütfen... Herkesi eleştirerek, kendi işinize geldiği gibi rant ve çıkar kavgası yaparak halkı uykuda tutamazsınız. Haber yapılmadığı için değil, mesleğinizi ne kadar ciddiye aldığınızı fark ettirmek için yazdım sevgili kardeşlerim. İnşallah anlayan anlayacaktır...

Demişşş.

***

Murat hocamız da biletlerin fazla satılamaması nedeniyle basını sorumlu tutmuş sanırım. Reklam yapılmadı, haber yapılmadı, tanıtım başarılı olamadı düşüncesiyle.

Eh haksız da sayılmaz. Tüm basın işini gücünü bırakmalı, haftalar öncesinden manşetlerinde organizasyonu yazmalı, dövüşecek sporcu kardeşlerimizle yakından ilgilenmeliydi.

Yapmadığımız için de suçlusu biz oluyoruz. Bence gazeteler kapatılmalı. Yok yok bu önemli haberi yapmayan gazetecileri Tekel Meydanı’nda asmalı. İbreti alem olsun. Biz nasıl bu organizasyonu haber yapmayız. Ne büyük bir suçtur. Bence kurşuna dizin, rant peşinde reklam peşinde koşan basın çalışanlarını.

***

Her şey bir yana, organizatörlük dersi vermiyorum ancak, bir öneride bulunmak istiyorum.

Önerim, herkes işini yapsın. Kimse bilmediği işe kalkışmasın ve başarısızlıklarından ötürü de başkalarını suçlamasın.

***

Dövüşmek nasıl sporcunun işiyse, haber yapmak da gazetecinin işidir. Nasıl ki gazeteci bilmediği işi yapmaya kalkışmıyorsa Murat Ali Güneysu da bilmediği işi yapmaya kalkmamalıdır bence. Murat Ali Güneysu’nun işi, bildiğim kadarıyla spor hocalığı yapmaktır. Gördüğüm kadarıyla da Keşan’a çeşitli dövüş sporları kazandırdı. Her geçen gün sporla ilgilenen gençlerin sayısını artırdı.

Lakin Murat hocanın işi organizatörlük yapmak değil. Bunu da son düzenlediği organizasyondaki eksikliğiyle ortaya koymuştur.

***

Çünkü bir organizatörün, organizasyondaki ilk görevlerinden biri basın ile bir araya gelmektir. İlk önce yapacağı işi basına anlatmalı, destek istemektir. Basını düzenlediği etkinliğe davet ederek, organizasyonu haber yapmasını ister, gerekirse organizasyonun daha da tanıtılması için reklam verir.

Evet işimiz bazen haber yapmak bazen de reklam peşinde koşmaktır.

Ancak bildiğimiz işi yapıyoruz. Elimizden geldiğince özel etkinliklere de davet edildiğimiz sürece iştirak etmeye, etkinliği düzenleyenlere destek olmaya çalışıyoruz. Bilmediğimizi yapmaya kalkmıyoruz.

Ne diyelim: Herkes işini yapacak!



Bu yazı 1769 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI