Bugun...

Neşe TOSUN
YA İPİNİ SALACAKSIN YA DA LOŞ IŞIKTA KARŞILAYACAKSIN!..
Tarih: 13-01-2018 22:15:00 Güncelleme: 13-01-2018 22:15:00


Yaşın daha çok genç be kardeşim… Henüz 28’inde olduğunu belirtiyorsun… Şimdiki nesil zaten 35’inde ancak dünya evine giriyor, 40’a bir kala da doğurmaya niyetleniyor!.. Tabii istisnalar kaideyi bozmuyor ve daha genç yaşlarda evlenenler oluyor ama genele yaydığımızda artık evlilik yaşı, özellikle de tahsilli yani okumuş diye tabir ettiğimiz kesimde 30-40 arası gerçekleşiyor…

Hâl böyle olunca da, senin anlattıkların beni şaşırtıyor… 28’inde, bir çocuk annesisin ve koca gece evde koca yolu beklediğini söylersin… ‘İş nedeniyle mi?’ diye sorduğumda; ‘Hayır.’, ‘Siyaset adamı mı?’ dediğimde; ‘Alakası yok.’, ‘Peki nerede bu koca?’ dediğimde ise; ‘Pavyonda!’ cevabını verirsin!.. A be kızım o halde ne diye çekersin!.. ‘Sal ipini gitsin!’ diyeceğim ama belli ki bu konuda da kendinde cesaret göremezsin… Lakin sen 28’indeysen senin herifte olsa olsa 30’ındadır, daha 30’ında pavyonlara düştüyse(!), 40’ına geldiğinde zaten (h)epten dağılır!..

***

Evet, sevgili okurlarım… Uzun zamandır bir kadından, kocası yönünde şikayet ya da dert yanma konusunda bir yazı almamıştım… Bu nedenle de memleketimin erkekleri akıllandı(!) sanıyordum… Bazen bir gece vakti yolum düşer de, aracımla eğlence mekanlarının önünden geçersem, bahçesinde gördüğüm araç filosunu(!) dış memleketlerden geldiler diye düşünürdüm!.. Meğerse filolar da sahipleri de memleketimdenmiş!.. Bayrağı başka memleketlere teslim etmemişler, evdekileri de dizgine getirmişler!.. ‘Ya dizini kırıp oturursun ya da babanın evinde soluğu alırsın.’ diye fetva vermişler!.. Kimileri baba evine gitmiş, kimileri de dizini kırıp çocuklarına kocasız evde analık vazifesini sürdürmeye devam etmiş… Azcık kocasına cazgırlık yapan kadınlarlar da tekme tokat, düşe kalka yaşamaya alışmış!..

***

Şimdi bu kardeşimiz de bana derdini anlatmış, akıldan ziyade çare olmamı istemiş!.. ‘Yaz ablacım!’ diyor… İyi de ne yazayım?! Seninkinin ipi çoktan kaçmış!.. Loş ışıklı mekanlara alışmış!.. Huzuru evde değil, pavyonda bulmuş!.. Parayı bastıkça, bilezikleri astıkça belli ki rahatlamış!.. Gözleri çoktan kör olmuş, aydınlığa kapanmış!..

***

O halde sana diyeceğim; evin duvarlarını kırmızıya boyat, pencereleri koyu renk perdesinden donat, konsol vs. üzerlerinde mumları yak, kocanı da loş ışıkta karşılamaya bak!.. Bakarsın mekan diye ev de çeker ve seninki sizin evi tercih eder!.. Tekrar eve çekmeyi becerebilirsen de, evi de yavaş yavaş aydınlatmaya başlarsın!.. Be ki seninkinin gözü iş işten geçmeden açılıverir de aklı başına gelir!.. Tercih senin… Ya ipini salacaksın ya da kaçanı yakalamaya çalışacaksın!..

 



Bu yazı 538 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI