Bugun...

Mustafa ÜĞDÜL
ÖKÜZ ÖLMEDEN ÖNCESİ VE SONRASI!
Tarih: 26-01-2017 00:16:00 Güncelleme: 26-01-2017 00:16:00


Medya Keşan Gazetesinin eski sahibidir Yılmaz Özkaya. Kalemi keskindir. Sayın Özkaya, 23 Ocak 2017 tarihinde de, sosyal paylaşım sitesi olan Facebook’tan bir yazı paylaştı, bu yazıya da birtakım yorumlar yapıldı. Kimileri olumlu gördü, kimileri duvarında ağladı. Evin duvarı olarak algılanmasın Facebook duvarında ağladı. Yazıyı okuyunca ağlayan kişinin intihar edebileceğini de düşündüm!

Söz konusu yazı, 10 Ocak Basın Emekçileri Günü’nde Keşan Belediyesinin basın emekçilerine verdiği kahvaltı değil, kahvaltıda basın emekçileri ile birlikte basın patronlarına gönderdiği 150’şer TL’lik hediye ayakkabı çeki ile ilgiliydi. Yılmaz Özkaya’nın ifade etmek istediği, patronlara gönderilen hediye çekleridir.

Koskoca medya patronlarına gönderilen hediye çeklerinin değeri 150 TL. Kahvaltıda adıma verilen hediye çekini alan kardeşime neden aldığını ya da neden geri vermediğini sormadım bile. Eğer ki kahvaltıda ben de orada olsaydım; teveccüh gösterip ukalalık yapmadan çeki alırdım. Ancak, aldığım ayakkabı çekini yine ihtiyacı olan birine verirdim. Organizasyonu düzenleyen kişinin hatası yüzünden belediye başkanı rencide etmezdim. Hediyeyi veren bir başkası olsa da.

Asıl demek istediğim; hediye, çek, ayakkabı falan değil.

“Medya Keşan Gazetesi Keşan’da hiç bir alengirli işle ne geçmişte ne de gelecekte anılmayacaktır.” diye görüş belirten zati muhterem gazete patronuna bir iki soru sormak niyetim.

Keşan’a büyük hizmetler vermiş ve düne kadar çizgisinden hiç sapmamış Medya Keşan Gazetesinin zati muhterem patronuna soruyorum; “Medya Keşan Gazetesi Keşan’da hiç bir alengirli işle ne geçmişte ne de gelecekte anılmayacaktır.” derken, Önder, Volkan ve Gündem gazeteleri ile Keşan FM çalışanlarının, belediyenin verdiği kahvaltıya katılmakla alengirli iş mi çevirdiğini demek istiyor. Evet herkes gibi ben de öyle anladım.

“Beni tanıyanlar bilir zaten kimse bana böyle bir hediye vermeye cesaret edemez.” diyen sevgili arkadaşımın o anda hediyeyi geri çevireceğine de inanmıyorum. Çünkü, iki yıl önceki yemeğe hiçbir basın patronunun davet edilmemesine rağmen katılan, orada çıkıp naralar savuran arkadaşımın, hele hele her konuşmasında kardeş gibi olduklarını beyan ettiği ve “Bizim dostluğumuz hiçbir zaman bitmedi bitmeyecektir.” dediği Keşan Belediye Başkanının hediyesini geri çevirmezdi.

Demek ki arkadaşımız hediyeyi kabul etmeyip geri çevirseydi, Başkan Özcan ile ne kardeş ne de dost olmadığını ortaya koyardı.

Kaldı ki Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Keşan’daki medya patronlarını satın almaya ne belediyesinin ne de şahsi maddiyatının gücü yetmez. Gerçi böyle bir şeyi söylediğim için kendini rencide etmiş bulunuyorum ama ne demek istediğimi anladığını düşünüyorum.

Bu arada önerim; son 19 aylık gazeteler bir araştırılsın. Hangi gazete Keşan Belediyesi hakkında kaç tane eleştiri haberi yapmış ortaya konulsun, kamuoyu da görsün.

Bakalım görelim; öküz ölmeden önce ve öldükten sonra yazılanları!

Farklı siyasi düşüncelerde olsak da kendisini bir insan olarak sevdiğim gazete patronu; hangi öküz öldü de Başkan Mehmet Özcan ile ortaklığı bitti! Ya da ölen, öküz mü dostluk mu?

Hele bi söyle de biz, bunu bilelim!

Saygılarımla.

 

 

 

 



Bu yazı 1792 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI