Bugun...

İsmail GEMİCİ
Roman’ların “Kaderi” Hiç Değişmeyecek mi?
Tarih: 30-07-2015 08:43:00 Güncelleme: 30-07-2015 08:43:00


   Yoksulluk, sosyal dışlanma, ötekileştirme… Adeta Romanların değişmez kaderi haline gelmiştir.
   Dünyanın en renkli, en barışçıl yaşam felsefesine sahip olmalarına karşın hep dışlanan, horlanan ve hatta geçmişte ırkçı-Faşist Hitler Almanya’sı döneminde Yahudilerin katliamının yanı sıra Romanlar da gaz odalarında, işkenceyle, kurşuna dizilerek katledildiler. Porajmos adı verilen bu katliamda yaklaşık 1.5 milyon (bir buçuk milyon) genç-yaşlı, kadın-erkek ve değişik yaşlarda çocuklar, sözüm ona “Saf Alman Irkı” hayalinin masum kurbanları oldular. Romanların arasında yetişmiş gazeteciler, bilim adamları, sanatçılar vb. yok denecek kadar az olması, örgütlü bir toplum olmamaları nedeniyle yaşadıkları katliamı dünya gündemine taşıyarak, kamuoyu oluşturup yeterince duyuramadılar.
   Aradan geçen yıllar sonrasında, kapitalist dünyadaki üretim ve toplumsal ilişkiler değişirken, küreselleşme sürecinin ortaya çıkardığı diğer bir gelişme de daha önce “görünmeyen” etnik ve toplumsal grupların (bunların arasından biride Romanlardır) daha görünür olması, Avrupa Birliği’ne girebilme fasıllarının bir ön şartı, gerekçesiydi. Türkiye’de ve birçok ülkede bulunan çok sayıda Roman adını taşıyan dernek ve örgütlerine proje desteği adı altında fon sağladığını görmekteyiz. Dezavantajlı gruplar içine dahil edilen Romanların sorunlarını çözme adına harekete geçen vakıf, dernek bazı üniversitelerin öğretim görevlilerinden oluşan ekip çalışmasıyla projeler oluşturulmuştur. Bazı iyi niyetli çalışmaların dışında, Romanların sorunlarına çözüm üretmekten uzak, gerçek niyetleri para-çıkar olan bir sektör oluşmuştur. Bazı Roman dernekleri Roman’ların yararına “çalışıyorum” görüntüsü altında, Romanların sırtından geçinmenin yolunu bulmuşlardır.
   Romanlar, çıkarcı kesimlerin kullanımına hep açık olmuşlardır.
   Siyasiler, yıllarca siyaseten kullanmışlar. 
   Bazı Roman dernekleri yıllardır sırtlarından inmemiş
   Büyük Roman Açılımı yapılmış
   Bol bol projeler üretilmiş, ancak her nedense hayata geçirilmemiş 
   Peki gelinen bu aşamada Romanların yaşam kalitesi mi yükseldi
   İşsizler iş bulma olanağımı buldular
   Yoksulluğa dışlanmaya ötekileştirmeye çare mi oldu
   Genel olarak yürütülen sosyal sorumluluk projelerinin birçoğunun içi boş, sadece görüntü olsun birileri alışverişte görsün misali olmuştur. Bazı Romanlar yaşadıkları bu süreci böyle haykırmaktadır: “Ezilmişiz, itilmişiz çünkü örgütlü toplum değiliz biz. Sanki dünyanın bütün kötülüklerini biz yapıyormuşuz gibi muamele görmüşüz. Kendi doğamıza uygun yaşam biçimimiz var, ama her şeyden önce bizler de insanız. İnsan olduğumuzu kabul ettirmek için Çingeneliğimizi inkara kalkmışız. Eğitimimiz yok maddi gücümüz yok… Kültürümüzü değerlendiremiyoruz. Bir can derdine, bir boğaz derdine düşmüşüz… Öylede sürüklenip gidiyoruz.”
   “Dışlanmanın ve ırkçılığın olmadığı herkes gibi çalışacağımız bir işimizin olduğu bir dünya mümkün değil midir?”



Bu yazı 2391 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI