Bugun...

İsmail GEMİCİ
Roman Çocukları, Ne kadar Eşit Eğitim Alabilmektedir
Tarih: 23-07-2015 09:13:00 Güncelleme: 23-07-2015 09:13:00


   “Anayasa göre, eğitimde cinsiyet ve etnik temelinde, tecrit ve ayrımcılık kesinlikle uygulanamaz”
   Genel olarak Romanların yaşadıkları yerler, şehrin kıyı-kenar mahalleleridir. Düzensiz yaşam koşulları ve suç açısından adı kötüye çıkan yerlerdir. Bu mahallelerde yaşama uygun olmayan “konutlar” aşırı kalabalık, yol ve altyapı hizmetlerinin yetersiz olduğu, genel olarak yerel ve kamu görevlilerinin diğer mahallelere oranla farklı davranış ve uygulamalarının olduğu, belediye  otobüslerinin yada minibüs hatlarının olmadığı orada yaşayan Türkiye Cumhuriyet’i vatandaşlarının yaz-kış kilometrelerce yürümek zorunda kaldığı… adeta toplumdan izole ve dışlanmışlık görüntüsünün, objektif olarak yaratılmış olması, gelecek açısından endişe vericidir. 
   Bütün bu yaşanan koşulların, Roman çocukların ve gençlerin üzerinde ciddi etkileri olmaktadır. Yeni doğan Roman çocuklarının bazılarının doğum kaydının yapılmaması – ertelenmesi, okula zamanında başlamaması, aşılarını kaçırması veya sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamaması, erken yaşta evlilik ve özellikle kız çocuklarının erken yaşta evlenmesi vb. sorunlar…
   Roman çocuklarına verilen eğitim parasız olsa da, kırtasiye, ders araç gereçleri, üniforma (ya da düzgün giysi) ayakkabı, kayıt ücreti (bağış deniliyor) vb. giderlerin getirdiği harcama yükü, zaten oldukça yoksul olan Roman ailelerin karşılayabileceğinin çok üstündedir. Ailelere sosyal yardım, ya da eğitim masrafları karşılanmalı, hafifletilmelidir. Genellikle çocuklarında aile gelirine katkıda bulunma zorunluluğu, eğitime katılmayı etkileyen faktörlerden biridir. Dolayısıyla, ekonomik ve yaşadığı sosyal nedenler çocukların ve gençlerin eğitim yolu ile niteliklerini arttırabilmesi ve üniversiteye gidebilme umudu adeta imkansızlaşıyor.
   Roman çocuklarının okullarda başarılı olamaması, sadece ekonomik yetersizlik nedeniyle değildir. Genel olarak okulda ve sınıfta yaşanan önyargılar nedeniyle okul yöneticilerinin, bazı öğretmenlerin takındıkları tavır ve davranışlar nedeniyle, Roman olmayan öğrenci çocuklarını da olumsuz etkilemektedir. Bazı okul ve sınıflarda Roman öğrencilerin tamamı ya da çoğunluğundan oluşuyorsa, diğer öğrencilerin aileleri çocuklarını başka okullara göndermesine yetkililer – yöneticiler sessiz kalıyorsa, tecrit edilmiş sınıflar ya da okullar ortaya çıkmaktadır. (Keşan’da, şu an İnönü İlköğretim Okulu örneğinde olduğu gibi) 
   Eğitim yoluyla, gerekli ve yeterli becerileri kazanamayan Romanlar, iş piyasasındaki Romanlara yönelik ön yargılar ve ayrımcı algı ve görüntülerle birleşmesiyle iş-istihdam olanaklarına eşit şekilde ulaşamamakta, düşük maaşlı, geçici yada vasıfsız işlerde çalıştırılmaktadırlar. Romanlar arasındaki işsizlik oranı %85 oranında olduğu söylenmektedir. 
   Kamudaki ve yerel yönetimdeki yetkili ve yöneticilere, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Keşan halkına ve onların temsilcileri olan 3 milletvekilimiz küçük bir çağrımdır; bizler gibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Roman kardeşlerimizin en temel sorunlarından biri olan ‘eğitim’ konusunda, daha şimdiden okullar açılmadan çok yönlü çalışmaların başlatılması, iş-istihdam konusunda, diğer mahallelerde olduğu gibi yol ve altyapı çalışmalarının tamamlanması, otobüs-minibüs hattının konulması, sosyal ilişkilerin geliştirilmesi vb…
   Gerçeklerin arkasına gizlenmeden, şartsız, amasız olarak hepimizin omuzlarına görev düşmektedir.    
 



Bu yazı 1286 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI