Bugun...

İsmail GEMİCİ
İnsanlar Başını Niye Kuma Sokar?
Tarih: 21-07-2017 09:24:00 Güncelleme: 21-07-2017 09:24:00


Deve kuşlarının korkunca başını kuma sokma hikayesinin, doğru olmadığı tamamen söylenti, rivayet olduğu bilinmektedir.

Peki ya insanlar başını niye kuma sokar?

Herhalde, kumun altında araştırma yapmak ya da serinlemek için değildir.

Bilerek ya da bilmeyerek, görerek ya da görmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek...

Adım adım kendini yok eden, kendi yapısına, öz değerlerine sahip çıkmayan bir toplum olur mu?

Garip ama oluyor, yaşanıyor...

Daha hesaplı, daha ucuza aldığını zannederek kartlarını ve cebindeki parasının çoğunluğunu yabancı sermayeli firmalara, tekellere kaptırır mı?

Hem de nasıl güle oynaya, koşar adımlarla...

Peki, tüm bunlar nerede gerçekleşiyor

Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içinde.

Mahallelerde, sokaklarda, köşe başlarında, şehrin göbeğinde... her yerde, her alanda boy göstermekteler.

Adeta mantar gibi her yerde bitiveriyorlar, dur durak bilmeden açılmaya devam ediyorlar.

Tüketicileri daha çok etkilemek adına, görsel ihtişamlarına yeni albenili boyutlar kazandırarak, hatta kendilerini bazı kuruluşların yerine koyma umursamazlığını da göstermekteler.

Mahalle bakkallarının, küçük ve orta ölçekli işletmelerin üzerine her yönüyle çökerek, hızla eriyip yok olmalarına neden olmaktalar.

Bakkalları, farklı ölçeklerdeki işletmeleri bitirdiler, şimdi sıra tüccarlara geldi.

Ve maalesef tüm bu gelişmeler, en üstten en alta kadar yetkililerin, oda ve dernek yönetimlerinin gözleri önünde gerçekleşiyor.

Bu gelişmeler, bu yaşananlar sonucunda çift haneliye yükselen işsizlik oranlarını belli oranda tetiklemiş, işsizlere iş-istihdam yaratma adına, sanayicilerin peşinde koşan siyasilerin elleri boş, sonuçsuz kalmaktadır.

Bir yanda yabancı şirketler nedeniyle dışarıya giden, iç piyasada toplanan ve dönüşüme girmeyen nakit paraların yarattığı zorlukları, sıkıntıları... evine ekmek götürememenin yarattığı acı ve trajik dramlar...

İmalatçı, üretici, işçi, sanayici normal üretim zincirini gerçekleştirmekte zorlanıyor, ciddi zararlar ediyor. Kendi öz sermayesi ile değil banka kredileriyle çevirmeye çalışıyor. Bir bankadan alıp, diğer bankadaki son aşamadaki hesabını kapatmak zorunda kalıyor. Yarın ne olacak Allah bilir misali...

Ticari anlamda, genel olarak sıkıntılı bir ortam, para dönmüyor, ekonomi S.O.S veriyor, geleceğe yönelik kalıcı destek bekleniyor.

Ticaretle ilgili olduğu bilinen, Ticaret ve Sanayi Odası ve ilgili kuruluşların yöneticileri, yaşanan bu sorunlara yönelik lokal-bölgesel çözümler aramak, üretmek yerine, geleceğe 2023 yılında çözüm "umut bezirganlığı" yapılmaktadır. 

Bugüne değin, en üstten en alta kadar yetkililerden, bu konuda geleceğe yönelik kalıcı iyileştirme açıklaması, çözüm önerileri maalesef yapılmamıştır. Sadece, kalıcı olmayan kısmi, palyatif çözümler gündeme getirilmiştir.

Oysa araştırınca, ilgilenince bölgesel çözüm arayışlarını sürdüren yönetimlerde mevcuttur. Umut asla yok edilmemeli, diri tutulmalıdır diyerek, 2015 yılında Muş Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde bu konu gündeme alınarak belediye başkanından, esnafına, sanayicisine, vatandaşına kadar geniş çaplı toplantılar ve girişimler sonucunda, ortak bir karar ve tavır belirlemişlerdir...

"Dağdan gelip bağdakini kovamazsınız, bizlerde bu ülkenin temel taşlarıyız." diyerek şehrin belli yerlerine kısıtlı ruhsat vererek, başka kanallardan alınan ruhsat meselesinde çözüm arayışlarını sürdürmüşler. Yöre halkı da, ağırlıklı olarak kendi öz işletmelerinden alışverişi tercih etmiş.

Muş Ticaret ve Sanayi Odası ve bazı Muşlu vatandaşların yaptığı açıklamalar; "Şu an küçümsenmeyen oranda ortak kararı sürdürüyoruz, farklı alternatifleri de değerlendiriyoruz. "Keşan Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi, yurt dışı ve yurt içi gezi seyahatlerine, Muş Ticaret ve Sanayi Odasının başlattığı uygulamayı incelemek ve yerinde gözlemlemek adına Muş'u da dahil ederseniz, tüm Keşan esnaf, işletmeci ve tüccarları açısından en hayırlı gezilerden biri olacağını düşünenlerdenim.

Genel olarak ülkemizde yaşananların bir parçası olarak, Keşan'da yaşanan sorunların çözümüne yönelik arayışlar, başta ticari sorumluluğu bulunan yerel oda yöneticilerinin soyut, teorik, 2023 yılında çözülecek inşallah ifadeleriyle ileriki yıllara öteleme, laf salatasıyla süslenmiş soyut vaatler değil, temsil ettikleri oda ve derneklerin üyelerine karşı sorumlulukları gereği somut, çabacı, mücadeleci çözüm projeleri ve arayışları olmalıdır.

Mahalle ekonomisini ve kültürünü bitiren, yok eden AVM uygulamaları sonucunda, sadece Edirne'de 4.514 esnaf işyerini kapatmak zorunda kalmıştır.

(CHP milletvekili Okan Gaytancıoğlu'nun verdiği soru önergesine, iki gün önceki AKP'li Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun verdiği resmi açıklamadır.) 

Sen AVM'ye gidersin, cenazene gelen esnaftır.

İnsanlar başını niye kuma sokar, henüz belirlenemedi araştırmalar devam ediyor.

 



Bu yazı 460 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI