Bugun...

İsmail GEMİCİ
Genel Olarak Esnaflar, Her Koşulda Sistemin Bekçisidir
Tarih: 20-10-2015 10:56:00 Güncelleme: 20-10-2015 10:56:00


    Yerel ve bölgesel düzeyde bazı gelişimler, farklılıklar dışta tutulursa, esnaf geleneksel olarak “Sağ”ın liberal-gerici parti ve hareketlerin sosyal ayağı-dayanağı olmuş, ancak “Sol”un tabanı bir türlü olamamıştır. İdeolojik eğilimleri ve ağırlıklı politik tercihleri sistemden yana olması nedeniyle, çok da yadırganmaktadır. Ticaret ve sanayide mülkiyet sahibi katman olan esnaflar, feodal ve kapitalist ilişkilerin bir şekilde temsilciliğini üstlenmiş olan bu kesim, kendisini sistemin bekçisi olarak hissedecek kadar sistemcidir. 
   Piyasanın olumsuz koşullarından en çok etkilenen kesim olmalarına karşın, piyasanın daha “İrileriyle” kadar birliği yapmaya ve onların peşlerinden sürüklenmeye götürmektedir. Üstelik de, daha irilerle-tekellerle piyasa koşulları nedeniyle çekişmeler ve çelişkiler yaşarken, yarın kendisinin de irileşip “Üstte” yer alabileceği beklentisiyle, sistemden umudunu kesmez. Neo liberal-küreselci ekonomi politikalara kanmış, kendisinin kurtuluş umudu olabileceğini düşünerek bel bağlamıştır. Oysa bu özelleştirmeci ekonomi politikanın piyasadaki uygulamasıyla raflarını yenileyemez-dolduramaz olanlar, elinde avucundakini satan, gırtlağına kadar banka kredileriyle boğulanlar, iflas edenler el değiştiren işyerleri ve kendi eski işyerinde işçi olarak çalışmak zorunda kalanların yaşadığı bu ekonomik travmanın geçerli ilkesi “Düşenlerin başının üstüne basarak yükselmenin tek yol” kabul edildiği aşırı dengesiz rekabetçi neolibarel sistemidir. 
   Esnafların son yıllarda yaşadıkları bu travmatik acı değişim süreci, sadece söylem bazında söyleşilerde yakınmak değil, muhtelif esnaf odaları adına yapılan açıklamalarda sistem yanlısı tutumlarına atıfta bulunarak “Bugüne kadar yürüyüş ve gösterilere katılmaz, katılanlara iyi gözle bakmaz ve hatta bu gösteri ve yürüyüşleri teröristler yapıyor” diye düşünürken şimdi “Esnaflar olarak bizim de sokağa çıkmaktan başka çaremiz kalmadı” düşüncesi yaygın olarak tartışılmaya başlamıştır. Tutum ve davranışları pratik olarak farklılaşmasına rağmen, henüz bu değişimi içine sindiremeyen esnaflar ise “Bizi sokağa çıkaranlar utansın” demektedirler.
   Esnafların dernek, oda yönetimleri de hükümet yetkilileri karşısında yeterli tavır ve duruşu organize-örgütü hak ve hukuk mücadelesini yükseltmek yerine “Ne olur, aman efendim, lütfen” dilekçe muhalefetinden öteye geçemediler. Ancak, oda yönetim seçimlerinde, ateşli söylemler yapıp hayata geçmesi imkansız olan sözler vererek “Şovlarını” yapmaktadırlar. 
   Peki, her kademeden esnafların bu can alıcı-can yakıcı sorunlarını kim-kimler, nasıl hangi yol ve yöntemle çözecek!.. Umarım, bu konuda ilgili-bilgili-yetkili kişi ya da kişiler çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşarak esnafları aydınlatmış olurlar.



Bu yazı 2487 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI