Bugun...

İsmail GEMİCİ
DEĞERLERE VE YAŞADIĞIMIZ TOPRAKLARA SAHİP ÇIKMAK
Tarih: 07-02-2017 00:04:00 Güncelleme: 07-02-2017 00:04:00


Değerlere ve yaşadığımız topraklara sahip çıkmak, ülkesi ve insanları için yüreği yananların olmazsa olmazıdır, inancıdır, tutkusudur...

Ülkemizde,14 Ekim 1973 yılında yapılan genel seçimler sonucunda, Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı Bülent Ecevit, o dönemin halk dilinde ünlü "Karaoğlan"ı sandıktan 185 milletvekili kazanarak birinci parti olarak çıkmış, yine o dönemin Milli Selamet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın 48 milletvekili kazanması sonucunda, iki parti bir araya gelerek ülkenin, halkın genel çıkarlarını gözönünde bulundurarak, birlikte koalisyon hükümeti kurmuşlardır.

CHP ile MSP'nin oluşturduğu koalisyon hükümetinin en önemli icraatlarından olan Kıbrıs’taki gelişmeler karşısında, cesaretli ve kararlı tutumlarını hayata geçirmişlerdir.

1974 yılı temmuz ayında, Kıbrıs’taki darbe yanlısı çeteci Rumlar "Enosis"i gerçekleştirmek adına Cumhurbaşkanı Makarios'u devirerek, Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlama ve orada yaşayan Türkleri

adadan tasfiye etme hedefleri yaşanmaktaydı.

O dönem, ülkemizde yayınlanan gazetelerin manşetlerinde, her gün ölüm ve katliam haberleri yer almaktaydı.

Koalisyon hükümetinin, politik ve diplomatik girişim ve çabaları da sonuç vermeyip, saldırılar ve tasfiye etme planı devam edince, 1. ve 2. Kıbrıs harekatı yapılmıştır. Türkiye'nin Kıbrıs'a çıkartma yapmasına şiddetle karşı çıkan Amerika ve İngiltere, Türkiye'ye yönelik çeşitli yaptırımlar ve ambargo uygulamışlardır.

Çıkartma sürecinde ihtiyacımız olan uçak yakıtı, değişik uçak vb. askeri malzemeleri bize vermedikleri gibi, diğer dünya ülkelerinin de vermesi engellenmiştir. Oysa, tüm bu yaptırımlara korkusuzca karşı çıkıp, Türkiye halkının yanında olup, gerçek dostluğunu gösteren Libya'nın lideri Muammer Kaddafi para da dahil olmak üzere her türden ihtiyaçlarımız konusunda dost elini uzatmıştır.

"Sizi özgürleştirmek için öldürdük" olarak tanımlanan "Arap Baharı" sürecinde emperyalist ülkelerin enerji kaynaklarına "el koyma" operasyonunda, kuşatma ve işgal sonucunda Libya lideri Muammer Kaddafi canlı yakalanıp linç ettirilmiş, "Afrika Pazarı'ndaki" bir soğuk hava deposunda, oğlu ile birlikte günlerce teşhir edilmiştir.

Türkiye'nin en zor zamanlarında yanında olup, her türden desteğini vermiş, dost elini uzatmış böyle bir lidere karşı, bu süreçte 'biz ne yaptık' diye sorgulamalıyız kendi rolümüzü, sorumluluğumuzu, vicdanımızı...

Kıbrıs çıkartmasının yaşandığı dönemde, genel olarak ülke genelinde olduğu gibi Keşan'da da, Yunanistan'dan gelebilecek herhangi bir saldırı beklentisi nedeniyle, geceleri yapılan karartmalar ve alınan muhtelif tedbirlerle birlikte yaşanan belli bir kaos ve heyecanlı bekleyiş devam ederken, ağızlarından "vatan, millet, Sakarya'yı" düşürmeyen, sözde sağcı kimlikleriyle tanınan ekonomik durumları iyi olan bazı kimseler aileleriyle birlikte Keşan'dan ayrılıp, daha iç tarafta bulunan illere gitmeyi tercih ettiler.

Peki kalanlar, kaldılar da ne yaptılar? diye düşünebilirsiniz...

Kalanlar, en azından yaşadıkları ülke topraklarını boşaltıp terk etmeyerek sahip çıktılar. Olası yaşanabilecekler konusunda, tedbiren neler yapacaklarının görevlerini üstlendiler. Ben ve benim gibi düşünen dostlarımızla birlikte, oluşturduğumuz bir grupla katkı sunmak adına bağış kampanyası organize edip, kaymakamlığa ilettik

Kıbrıs’ta yaşanan bu gelişmeler sürecinde, başta Amerika ve İngiltere olmak üzere emperyalist ülkelerin baskı ve dayatmalarına boyun eğmeyip, Türkiye'nin halkı ve bağımsız kararlarını hayata geçiren CHP ve MSP koalisyon hükümeti ve halkın büyük desteği ile Kıbrıs'ta yaşanan ve yaşanacak olan baskı ve saldırıların önüne geçme cesaretini ve kararlılığını göstermişlerdir.

O dönem Türkiye tarihinin en önemli çıkışını yaparak, emperyalist politikalara karşı duran CHP-MSP koalisyon hükümeti, bugün de "fikir ittifakıyla" aynı HAYIR tavrında birlikte yer almaktadır.

Hayır diyenler arasında yer alması nedeniyle bazı anlayışlar tarafından, milli görüşün mimarı merhum Erbakan'ın mirasını sürdüren Saadet Partililer için de "Vatana İhanet" sözleri dillendirilecek mi?

Bakalım, yaşayarak göreceğiz...

 

 



Bu yazı 2033 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI