Bugun...

İsmail GEMİCİ
Barış içinde, farklılıklarımızla birlikte yaşamak mümkün müdür?
Tarih: 20-01-2017 00:29:00 Güncelleme: 20-01-2017 00:29:00


Elbette mümkündür. Bu bir hayal değildir. Yeter ki; her ülkenin halkları barış istesin.

Acaba insanoğlu ne zaman acılar yaşamadan, gözyaşları dökmeden barış içinde bir arada, farklılıklarımızla birlikte yaşamayı keşfedecek? Büyük felaketlere neden olabilecek nükleer silahlanma yarışına ne zaman son verilecek? Onun yerine ne zaman daha fazla istihdama yönelik yatırımlara, eğitime ve sağlığa pay ayrılacak? Ne zaman dünyada açlık ve sefalet içinde yaşayan halklara yeterli oranda gıda vb. yardımlar doğrudan ulaştırılabilecek? Birleşmiş Milletler, ABD'nin etki ve güdümünü aşarak ''özgür dünya'' ülkelerinin sesi olup, Emperyalist-Sömürücü sisteme ne zaman tavır koyabilecek? NATO vb. oluşumlar ne zaman tasfiye olup hayali düşmanlar yaratmadan insanlık rahat bir nefes alacak?

İnsanların ırkından, renginden, dininden ve düşüncelerinden dolayı dışlanıp ayrımcılığa uğramadığı, yargılanmadığı günler ne zaman yaşanacak? 1939'da başlayıp, 1945 yılında sona eren küresel nitelikli 2. Dünya savaşında 52 milyon insan hayatını kaybetmiştir. Savaş sona erdiği zaman bütün dünya insanlığı ''savaşın son bulup insanlığın kazanmasını'' büyük bir coşku ile kutlarken, diğer yanda savaşın altyapısını besleyen, kaynakları elinde bulunduran Kapitalist savaş holdingleri bütün varlığıyla, haşmetiyle ayakta durmaktaydı.

Savaş sonrasında Alman nazi savaş suçlularının yargılandığı, Nürnberg mahkemesinde savaş ve katliam suçlusu olarak yargılanan generaller ve her türden sorumlular varken, her ne hikmetse Hitler'in nazilerin güçlenmesine, silah ve para yardımı yapan bazı Alman silah sanayicileri, bu yargılanmaların dışında bırakılmışlardır.

Aynı zamanda, uluslararası savaş ve katliam suçlarının yargılandığı bu mahkemede, Japonya'da Hiroşima ve Nagazagi'de sivil halkın üzerine atılan atom bombasının atılma emrini vererek, 250.000 sivil masum insanın ölmesine neden olan ABD başkanı Harry Truman neden savaş ve katliam suçlusu olarak yargılanmamıştır?

Yakın zaman önce Ortadoğu'da ''Arap Baharı'' adı altında yaşanan kargaşa ve operasyon sonucunda milyonun üstünde insanların ölümüne neden olmuştur. ABD'nin dayattığı ''Yeni Dünya Düzeni'' marifeti ile Ortadoğu Arap petrolleri ve muhtelif enerji kaynaklarının, silah ve petrol tekellerinin çıkarlarına yönelik bir kuşatmanın başlangıcı olmuştur.

Sömürü, saldırgan petrol ve silah sanayi patronları ''Sürdürülebilir Kaos'' yöntemi ile bugünden geleceğe yönelik hedeflerini oluk oluk akan kana, yok olan milyonlarca cana rağmen, zamana yayarak sürdürmeye devam etmekte, ölüm ve katliamların mağduru olmuş, olmaya devam eden masum-sivil dünya halklarının bu acıları yaşamasına neden olmakta ''Barış için yaşanabilir bir dünya'' talebini yok etmeye, boğmaya çalışmaktadırlar. Savunmasız sivil insanların öldürülmesine, katledilmesine neden olan ''Asıl Sorumlular'' mutlaka yargılanmalıdır.

Yukarıdaki ''İnsani Haykırışları'' elbette çoğaltabiliriz. Bugünden bakıldığında gerçekleşmesi hayal gibi görünebilir. Tüm dünyadaki halkların ortak çaba ve mücadeleleri ile ''Savaşsız, Barış içinde yaşanabilir bir Dünya'nın'' gerçekleşmesi elbette mümkündür. Genel olarak halkın büyük çoğunluğu ''Milli İrade''yi istiyorsa her türden yönetici azınlık, Milli İrade'ye uymak zorunda değil midir? Halkın iradesinin karşısında, hangi güç durabilir ve iktidarda kalabilir...

Barış içinde, insanca yaşanabilir bir dünya özlemi ile...

                                                                                                                                            



Bu yazı 1835 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI