Bugun...

İsmail GEMİCİ
Adalet, bir gün herkese gerekli olabilir!
Tarih: 06-07-2017 09:45:00 Güncelleme: 06-07-2017 09:45:00


Son günlerde adalet sözcüğü günlük konuşmalarımızdan, gündemimizden, dilimizden hiç düşmüyor. Ülkemizin ve dünyanın gündemine adeta oturdu, özellikle ülkemizin gündemini adeta adalet belirliyor. Onunla yatıp, onunla kalkıyoruz. Adeta yaşadığımız günlük olayları da adalet ölçeği ile ölçüyoruz. Hatta; adalet ile ilgili farklı mağduriyetleri yaşamış, kendi adaletini arayanların Ankara’dan İstanbul’a “Herkes için büyük adalet yürüyüşü!” düzenleyerek, tüm tahrik ve saldırılara rağmen, ülkemizde bir ilki gerçekleştirmekteler, belki de dünya da.

İleri yaşlara, bunaltıcı Afrika sıcaklarına rağmen umutla, coşkuyla, oyunlarla, halaylarla, slogan ve şarkılarla yürüyerek yola devam ederken, araçlarıyla yoldan geçenlerin korna, sembol işaretler, el sallamaları ile yerleşim yerlerinden geçerken insanlar yolun kenarlarına dizilip ilgi ve sevgisini göstererek, üst geçide sıralanıp gül yaprakları dökülerek yürüyen adalet konvoyu, iç disiplinini sağlayıp onuru temsil ederek vakur bir şekilde yüreklerden tek yürek oluşturup İstanbul’a doğru ilerlemektedir.

Elbette İstanbul’da ki mitingle son bulmayacaktır adalet arayışları, artık her yerde her alanda sürecektir bu arayışlar..

Peki, adalet denilen şey nedir? “Adalet, hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir. Haklı ile haksızın ayırt edilmesi adalet ile sağlanır. Adalet kavramı, temelde hukuk kurallarına uygunluğu içerir. İnsanların toplum içindeki davranışlarıyla ilgili olduğundan ahlak ve din kuralları ile de ilişkilidir.”

Adalet haklı ve haksızın ayırt edilmesi diye tanımlanıyor. Bir başka söylemle, haklının haksız karşısında hakkının korunup kollanması anlamına da geliyor adalet.

Adaleti sağlamak için eski çağlardan günümüze, belli kurum ve kurallar hep olmuştur. Bugünde belli kurum ve kurallar, adaletin sağlanmasına yönelik vardır. Ancak, uygulamalardır tartışma konusu olan.

Kutsal kitapların hepsinde, adalete ve adil olmaya ilişkin bölümler bulunur.

Eski yunanlı düşünür Platon, “Adalet en yüce erdemlerden biri insanın ve devletin temel davranış kuralıdır.” diye tanımlar.

Aristoteles ise, eşitlik kavramını işler. Ona göre, herkese eşit davranmak adalet için yeterli değildir. Bir hukuk düzeni güçsüzleri koruduğu ölçüde adaletli olabilir. Örneğin, günümüzde kişinin tükettiği herhangi bir maldan alınan katma değer vergisi (KDV) adil bir vergi değildir. Çünkü; kişinin gelir düzeyini dikkate almaz. Buna karşılık, kişinin geliri üzerinden alınan ve gelir düzeyi yükseldikçe vergi oranının da arttığı gelir vergisi, daha adil bir uygulamadır.

Günümüzde adalet kavramı, sosyal devleti de kapsamaktadır. Sosyal adalet ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerin dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesini, toplumda ki zayıf ve güçsüzlere devletçe yardım edilmesini içerir.

Adalet, bir gün herkese gerekli olabilir!



Bu yazı 614 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI