Bugun...
Taş ocakları için yetkililer keşif, vatandaşlar da eylem yaptı
Tarih: 14-07-2017 09:04:00 + -



Taş ocakları için yetkililer keşif,  vatandaşlar da eylem yaptı

2 Mart 2017 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Edirne İl Müdürlüğünün internet sitesinden ÇED gerekli değildir kararı ile Mecidiye köyüne yeni bir taş ocağının açılma sürecinin başlaması üzerine Saros Körfezi Mecidiye Turizm Çevre ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneğince 16 Mart 2017 tarihinde açılan dava konusu ile ilgili dün keşif yapıldı.

Keşfe; CHP Edirne Milletvekili Erdin Bircan, Keşan Kent Konseyi Yönetim Kurulu üyeleri, Saros Körfezi Mecidiye Turizm Çevre ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği üyeleri, Türkiye Barolar Birliği Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu ve Trakya Platformu Hukuk Kurulu Üyesi, davanın avukatı Bülent Kaçar, keşif heyeti ve duyarlı vatandaşlar katıldı.

Saat 11.30 sıralarında Mecidiye köyünden keşfin yapılacağı dava konusu taş ocağının bulunduğu alana doğru hareket edildi.

Keşfin yapılacağı alanda keşif ekibinde davacılar Saros Körfezi Mecidiye Turizm Çevre ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği adına İrfan Balaban ve Recep Çınar, dava vekili avukat Bülent Kaçar, Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Gamze Varol Saraçoğlu ve İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, Bilirkişiler Çevre Yüksek Mühendisi Prof. Dr Nihal Bektaş, Jeoloji Yüksek Mühendisi Doç. Dr Mehmet Salim Öncel, Orman Yüksek Mühendisi Yardımcı Doç. Dr. Nimet Velioğlu, davalı idare vekili avukat Tahir Gülünay ile hâkim Abdullah Demir hazır bulundu.

Keşif sırasında ilk olarak söz alan davacı vekili avukat Kaçar, taş ocaklarının çevreye verdiği tahribatlardan örnekler gösterdi.

Bülent Kaçar, konuyla ilgili olarak şöyle dedi: “Taş ocaklarında dinamitin çevreye etkisi çok. Dönemin belediye başkanı müvekkilim Recep Çınar’ın ifadeleri var, İbrice Limanının dolgularında çatlaklar oluştuğu yönünde. Burada büyük bir balıkçı barınağı var ayrıca dalış merkezi, birçok açıdan buradaki taş ocaklarının doğaya, ekolojiye ve hukuka aykırı olduğunu düşünüyoruz.”

Davalı vekili avukat Tahir Gülanay da ÇED gerekli değildir kararının nihai bir karar olmadığını ifade ederek, “İlgili kurum ve kanunlar kendi mevzuatları açısından değerlendirip izin verebilirler vermeyebilirler, bizim incelememiz ÇED yönetmeliği çerçevesinde değerlendirme yapılıp, görüş bildirmektir. ÇED yönetmeliğine uygun olduğunu düşünüyoruz ve davanın reddini talep ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Keşifte uzman görüş olarak sözü, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay aldı. Tolunay endemik bitki açısından önemli bir yer olduğunu söyledikten sonra şöyle konuştu: “Öncelikle burada 4 adet taş ocağı var faal durumda ayrıca 2-3 adet de faaliyeti bitmiş taş ocağı var bu bölgede. Projenin sahibi olan firmanın mevcut taş ocağı var. Ek olarak yeni bir ruhsat alınmak isteniyor. Bu yüzden bunun kapasite artırımı olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. ÇED yönetmeliğine göre de eğer kapasite artırımı var denilirse ÇED yapılması zorunludur. Proje dosyasında ciddi hatalar var.”

Tolunay’dan sonra Halk Sağlığı uzmanlarından Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Gamze Varol Saraçoğlu da halk sağlığı hakkında bilgi verdi. ÇED raporlarında hep çevresel boyutunun incelendiğinin halk sağlığı boyutu etkilerinin eksik kaldığını vurgulayan Varol Saraçoğlu, “ÇED’e mutlaka dahil olmalı. ÇED gerekli değildir kabul edilir bir şey değildir. Çünkü biz sade bir taş ocağının kirliliğini solumuyoruz. Diğerlerini de soluyoruz. Bu ocak açılınca orasını da soluyacağız. Mutlaka sağlık üzerine etkilerinin kümülatif olarak değerlendirilmesi gerekir. Hem buralı hem burada yaşamını geçirmiş hem de bir bilim insanı olarak buradan çıkan tozumayı engellemek hiç mümkün değil. Yerleşim alanına çok yakın. Bu tozun içerisinde aspet var, silis var toprağın kendi yapısından. Silis özellikle akciğerlere zarar veren bir madde. Hem çalışanlar için hem de burada yaşayanlar için. Buranın insan sağlığına verdiği etkileri 10 yıl sonra göreceğiz.” dedi.

Keşif tutanak tutulup imzalandıktan sonra sona erdi. (HABER MERKEZİ)

 




Bu haber 336 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNCEL HABERLERİ