Bugun...
Tarım Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş: “OSB’deki mera sorunu referandumdan sonra ortadan kalkacak”
Tarih: 11-04-2017 09:20:00 + -



Tarım Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş:  “OSB’deki mera sorunu referandumdan sonra ortadan kalkacak”

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, 9 Nisan 2017 Pazar günü AK Parti Keşan İlçe Teşkilatını ziyaret etti.
Daniş, bazı mahalle ve köylerde referandum çalışmalarına katıldı.
Saat 20.00 sıralarında parti binasına gelen Mehmet Daniş’i, AK Parti Keşan İlçe Başkanı Hüseyin Boyalık ve Yönetim Kurulu üyeleri ve partililer karşıladı.
“GIDA OSB KONUSUNDA MÜJDE BEKLİYORUZ”
Ziyarette ilk olarak söz alan Hüseyin Boyalık, Keşan’da çiftçiliğin tam anlamıyla başladığı bir dönemde olunduğunu belirterek, “Bölgesel olarak iklimimiz diğer yerlere göre geç kalıyor. Tarım alanlarında şu anda ekiliş bitti, ova ve sulak alanlarda da devam ediyor. Bunla ilgili burada çiftçi arkadaşlarımız ve muhtarlarımız var. Onların sizlere soracak soruları vardır. Özellikle Keşan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili size gelmiştik. Bununla ilgili sizden müjde bekliyoruz. Birkaç gün bu bölgede olacaksınız. İnşallah bu bölgede de bunun müjdesini sizin ağzınızdan duyarız. Bunun dışında özellikle Siğilli ve Türkmen köylerinde ciddi anlamda mali hazine yeri var. Bunların bu köylülere bamya üretimi amacıyla dağıtılması taraftarıyız. Bunların dosyaları tarım bakanlığına bir kaç kez iletildi.” dedi.
DANİŞ: “TÜRK TARIMININ BAZI YAPISAL PROBLEMLERİ VAR”
Daha sonra söz alan Mehmet Daniş, Keşan’ın tarımda üretim anlamında çiftçisi en yüksek teknolojiyi kullanabilen ve birim alanda en fazla verim alınan topraklara sahip ilçe olduğunu ifade ederek, “Keşan’da üreten bir çiftçimiz var. Ama Türk tarımının bazı yapısal problemleri var. Bunları biliyoruz.  2013 yılında tarlaların bölünmemesiyle ilgili yasayı çıkartmıştık. O zaman bir araştırma yapmıştım ve 1937 yılında bu konunun mecliste tartışıldığını duydum. 1937 yılında mecliste ‘toprakları miras yoluyla böldürmeyelim, böldürürsek rekabet edemeyiz’ denilmiş. Ama biz bunu ancak 2013 yılında çıkarabildik meclisten. Çok küçük ölçekte tarım yapabiliyoruz. Oysa dünya küçük bir köy oldu, mallar, insanlar serbestçe dolaşabiliyor. Hele sermaye saniyede dünyada bir tur atıyor. En ucuzu, uygunu nerdeyse para oraya gidiyor diyorlar. Böyle bir dünyada küçük ölçekte üretim yapabilmek gerçekten çok zor. Eğer bu gün 80 milyon insanı Türk çiftçisi besleyebiliyorsa, 35 milyon turisti besleyebiliyorsa, 3.5 milyon Suriyeliyi besleyebiliyorsa bu Türk çiftçisinin çok büyük başarısı ve özverisidir. Ben üreten çiftçilerimize huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
“KAFAMIZA GÖRE DEĞİL, HAVZAMIZA GÖRE EKTİĞİMİZ ÜRÜNLERİN PİYASADA REGÜLASYONUNU AĞLAMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Zaman zaman bazı ürünlerin para etmediği yönünde tartışmalar yaşandığını dile getiren Daniş, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bir tarım ürününün yerine başka bir şey ikame etmeniz mümkün değil. Üretiyorsunuz eğer olması gerekenin %10’u üzerinde ürettiğiniz zaman fiyatı %50 düşüyor. Ama daha kötüsü şu, üretmediğiniz zaman onun yerine ikame edebileceğiniz hiç bir şey yok. Onun için önümüzdeki yıllar ülkemizin stratejilerini gıda güvenliğine göre, üretim arz güvenliğine göre planlayacakları yıllar olacaktır. Onun için bizde Milli Tarım Projesi diye yeni bir proje ilan ettik. Milli tarımda bunlardan bir tanesi havza bazlı desteklemelere geçtik. Türkiye’yi 941 havzaya ayırdık. Her ilçe bir havza dedik. ‘Bu havzada şu ürünleri ekerseniz, biz bu ürünleri destekleme kapsamında destekleyeceğiz. TMO’nun alım kapsamındaysa da TMO alacak. Eğer o havzada o ürünler yoksa desteklemede vermeyeceğiz, TMO’da bunların alımını yapmayacak.’ dedik. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde bunu regüle edebileceğimizi düşünüyoruz. Artık kafamıza göre değil, havzamıza göre ektiğimiz ürünlerin piyasada regülasyonunu ağlamaya çalışıyoruz. Yani üreticimiz ürettiği zaman karşılığını alsın, para kazansın ki üretimden çıkmasın. Çünkü bizim için en büyük tehlike nedir? Üreticinin üretimden çıkmasıdır.”
“TOPRAKLARIMIZI REHABİLİTE EDECEĞİZ”
Tarım topraklarının imarlı arsa gibi satılmaya başlandığının altını çizen Mehmet Daniş, “Çanakkale Köprüsü nedeniyle 10 bin TL olan toprak 100 bin TL oldu. Bununla ilgili tedbirlerimizi hemen aldı. Büyük ovaları ilan ettik. SİT alanı gibi. Artık büyük ova ilan ettiğimiz yerlere de hiçbir şey yapamayacak kimse. Buraları tarım alanı, buraları bizim geleceğimiz. Buraları bizim gıda güvenliğimiz açısından önemli olan havzalarımız. Bunları ilan etmeye devam ediyoruz, bakanlar kurulundan. Yine buna bağlı olarak bir arazi her ne sebeple olursa olsun 2 yıl ekilmiyorsa, biz bunu tarım il müdürlüğü olarak tespit edeceğiz ve kiralamak isteyene vereceğiz. Kimin olursa olsun, tarım arazisi boş duruyorsa biz bunu alacağız ekmek isteyen vereceğiz, kirasını alıp toprağın sahibi kimse ona yatıracağız. Toprağın tapusu senin diye üretmeme şansın yok. Bununla da yetinmedik, toprağın vasfına baktık. Önüme bir rapor geldi. Trakya topraklarının organik madde miktarı hemen hemen yarıya yakınında 1 ve 1’in altında. Bunun 3 olması lazım. Topraktan aldığımız minareli geri vermemiz lazım. Topraklarımızı rehabilite edeceğiz. Organik maddeyi yükselteceğiz. Bu 941 havzada aynı zamanda toprağımızı nasıl iyileştirebiliriz, bununla ilgili reçeteler hazırladık. Daha az üretilen ve tüketilen gübreyle topraklarımızı rehabilite etmeye çalışıyoruz.” dedi.
“BİRKAÇ YIL İÇERİSİNDE TAMAMEN İYİ TARIM UYGULAMALARINA GEÇECEĞİZ”
Kaliteli ve verimi yüksek sertifikalı tohumlara geçileceğini söyleyen Daniş, “Bu demek değil ki bizim yerli tohumlarımız yok olacak. Böyle bir şey yok. Sanki bizim eski tohumlarımız kalmıyor. Öyle değil. Bunlar bizim ıslah ettiğimiz, geliştirdiğimiz tohumlarımız var. Islah demek GDO’lu demekte değil. Fidan ve fideye de aynı desteği vereceğiz. Birkaç yıl içerisinde tamamen iyi tarım uygulamalarına geçeceğiz. Herkes tarlasını ektiğinde ne kadar ilaç verdiyse ne zaman bir işlem yaptıysa bunun kaydını tutacak. Biz de bu ürünü alırken bunu göreceğiz. Kontrol altında üreteceğiz, sağlıklı ürünler tüketeceğiz. Tarım sigortası konunu gelişerek devam ediyor. Bu sene kuraklığı da 81 ilde kapsama aldık. 3 yıla kadar da verim sigortasına geçmek istiyoruz. Bu sigortayla çiftçimizi, üretenimizi zarar etmekten kurtarmak istiyoruz. Ne için çiftçi birkaç yıl üst üste zarar ettiği zaman üretimden çıkmak zorunda kalıyor.” şeklinde konuştu.
“EDİRNE DAMIZLIK DÜVE MERKEZİMİZİN İÇERİSİNDE”
Konuşmasının devamında hayvansal üretime değinen Mehmet Daniş, “Bölgenizde dahil olmak üzere sütte birkaç yıldan beri bir kriz yaşıyoruz. Bizim hayvan varlığımızın birçoğu yüksek litreli süt veriyor. 19 milyon ton sütümüz var bizim. Ama sütte de mevcut sütün hepsini tüketemedik. Tüketim belli bir yerde sınırlı kaldı. Arz fazlası oldu, fiyatlar düşme eğilimine girdi. Geçen seneden itibaren günde bin ton piyasan süt çekiyoruz, fiyat düşmesin diye süt tozu yapıyoruz. Belki bu sene bizi rahatlatıyor ama 2-3 yıl içerisinde süt niteliği ve et üretimi iyi olan ırklara geçeceğiz. Daha çok bunlarla ilgili damızlık düve merkezlerini kuruyoruz. Edirne’de bunun içerisinde. Biz burada damızlık düve merkezimizi kuracağız. Edirne ari bölge. Bunu tüm Türkiye’ye yayacağız. İnşallah artık daha fazla damızlığımızı üretir hale geleceğiz. Daha çok kombine ırklar. Ne için? Canlı hayvan ve et ithalatından dolayı. Ama bizim yıllık 150 bin ton kırmızı et açığımız var. Bunun sebebi de şu; daha sağlıklı olmasına rağmen koyun eti tüketmiyoruz. Danaya yönelmiş durumdayız. Bu da bizim tüketimimizi karşılamıyor. Dışarıdan ithal ediyoruz. Fiyatlar yükseliyor ama bu sefer de süt inekleri kesime gidiyor. Bunun olmaması için üreticilerimize gereken desteği veriyoruz.” dedi.
Mehmet Daniş, Keşan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi için de referandumun ardından mera vasfı değişikliği ile ilgili sıkıntının da ortadan kaldırılacağını sözlerine ekledi. 




Bu haber 517 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET HABERLERİ