Bugun...
Erdinç Erdemir: “Millî ruhtan yoksun müfredatlar ile sorunlarımızı çözemeyiz”
Tarih: 22-09-2017 08:58:00 + -



Erdinç Erdemir: “Millî ruhtan yoksun müfredatlar ile sorunlarımızı çözemeyiz”

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-sen) Keşan Temsilciliği Başkanı Erdinç Erdemir, yaptığı açıklamada, yeni müfredata yönelik değerlendirmede bulundu.
“TOPLUMSAL BİR İHTİYAÇ HALİNE GELEN YENİ BİR MÜFREDAT OLGUSU HEPİMİZİN GERÇEĞİDİR”
Erdemir, “2017-2018 eğitim öğretim yılı, öğrencilerimiz için yeni bir heyecanın başlangıcı, öğretmenlerimiz için yeni fedakârlıklar ve özveri dönemi, milletimiz içinse geleceğe yönelik daha büyük adımlar atabilme hedefiyle başladı. Yaklaşık 18 milyon öğrencimize, 900 bini aşkın öğretmenimize, diğer eğitim çalışanları ile birlikte 20 milyonluk bu büyük ailenin tüm fertlerine başarılar diliyoruz. Bugün hayatın her alanını etkileyen olumsuzluklar, eğitimin bıraktığı boşluklardan kaynaklanmaktadır. Artık toplumsal bir ihtiyaç haline gelen yeni bir müfredat olgusu hepimizin gerçeğidir. İthal programlarla, millî ruhtan yoksun müfredatlar ile sorunlarımızı çözemeyeceğimiz, medeniyet değerlerinden habersiz nesillerle muasır medeniyetler seviyesine çıkamayacağımız gerçeğinin altını çizdik. Çocuklarımızın çağın gereklerine göre yetişmesi, gençlerimizin evrensel nitelikteki normlarla donanması, milletimizin geçmişten devraldığı medeniyet değerlerinin yarınlara aktarılması için tarihimizi günümüze bağlayan değerlerimizle bezenmiş yeni bir müfredata ihtiyaç vardı. Bu ihtiyaçtan kaynaklanan nedenlerle müfredat değişikliğine gidilmiştir. İyi bir eğitim sistemini hayata geçirmek, doğrudan istiklal ve istikbalimizle ilgilidir. Arzuladığımız müreffe istikbale ulaşmak, okullarda vereceğimiz eğitimle, çocuklarımıza kazandıracağımız davranışla ve değerlerimizi yaşatmakla mümkündür.” dedi.
“DÜNYAYLA RAHATLIKLA REKABET EDEBİLMELERİNİ SAĞLAYACAK BİR EĞİTİM SİSTEMİ İSTİYORUZ”
Erdinç Erdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitim-Bir-Sen olarak, baskıcı, aşırı ideolojik, tek tipçi ve farklılıklara izin vermeyen bir eğitim sistemi yerine; öğrencilerimizin kendi değerleriyle barışık yetişmesini, kendilerini en iyi şekilde gerçekleştirebilmelerini, yeni gelişmelere açık olmalarını ve böylece dünyayla rahatlıkla rekabet edebilmelerini sağlayacak bir eğitim sistemi istiyoruz. Bundan dolayı, kendine güvenen, araştıran, sorgulayan, kendi iradesine sahip çıkan ve herhangi bir ideolojiye körü körüne bağlı olmayan, demokratik ve farklılıklara saygı duyan fertlerin yetişmesi için müfredat reformunun yapılmasını gerekli görüyoruz. Türkiye'de eğitim sisteminin gerçek anlamda demokratikleşmesi ve böylece toplumun farklı taleplerine cevap üretebilmesi için, çağdaş gelişmeleri dikkate alan yeni bir yapıya ihtiyaç vardır. Eğitim sistemi, bir yandan çoğulcu, demokratik, farklılıklara imkân tanıyan bir çerçeveye, diğer yandan da ortak bir kültür, millet ve vatan etrafında birleşmeyi sağlayacak şekilde yeniden kurgulanmalıdır. Köklü sorunlara köklü çözümlerin getirilmesi gereken bir dönemin eşiğindeyiz. Millî Eğitim Bakanlığının bu kritik dönemlerde her anlamda sürdürülebilir politikalar benimsemesi, belirleyeceği politikalar öncesinde eğitimin paydaşlarıyla istişare etmesi, eğitimin sorunlarının çözümü için çok önemlidir. Eğitim konusundaki başlıca sorunlardan biri olan atama bekleyen öğretmen adaylarının varlığı uzun vadeli planlama gerektiren önemli hususlardan biridir. Bunun yanında, başta öğretmenler olmak üzere, eğitim çalışanlarının kronikleşmiş sorunlarının çözümünün de en az öğretmen ihtiyacının karşılanması kadar zorunlu olduğu açıktır.” dedi.
“ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ İÇİN ADİL BİR KARİYER SİSTEMİ GELİŞTİRİLMELİDİR”
Erdemir, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Mülakatla sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi, erkek kamu görevlilerine dayatılan kılık-kıyafet zorunluluğu, öğretmenlerin kariyer basamaklarına ilişkin yaşadıkları belirsizlik, eğitim çalışanlarının atama ve yer değiştirme süreçlerinde yaşadıkları sorunlar gibi, çözüme kavuşturulması gereken hususların 2017-2018 eğitim-öğretim yılı içerisinde aşılmasını ümit ediyor ve Milli Eğitim Bakanlığına bazı önemli başlıklar için çağrıda bulunuyoruz. Kazanma ve kaybetme nedeni açıklanamayan mülakatla öğretmen alımı son bulmalıdır. İstihdamda güçlük çekilen yerlerde teşvik sistemi hayata geçirilmelidir. Tüm öğretmen ihtiyacı kadrolu olarak karşılanmalıdır. Kalıcı bir yönetici görevlendirme sistemi kurulmalıdır. Mağduriyet oluşturan öğretmenlerin yer değişikliği sorununa kalıcı çözüm getirilmelidir. Öğretmenlik mesleği için adil bir kariyer sistemi geliştirilmelidir. Ders kitapları ve yardımcı kaynaklar hazırlanırken özen gösterilmelidir. Okulların bütçe sorunu ivedilikle çözüme kavuşturulmalıdır. Açık öğretim liseleri başarısız öğrenci deposu olmaktan çıkarılmalıdır. Stratejisi olmayan ‘Öğretmen Strateji Belgesi’ yeniden ele alınmalıdır. Öğretmenleri geren değil, geliştiren planlamalar yapılmalıdır. Öğretmenler rotasyon değil, motivasyon bekliyor. Eğitim-Bir-Sen olarak, bilgiye, bilmeye, başarmaya odaklanmamızın daha bir önem kazandığı gerçeğiyle yeni dönemin daha rahat, aydınlık, umut dolu gelişmelere vesile olmasını temenni ediyoruz. Özlenen başarıya ulaşmak için başta öğretmenlerimiz, yöneticilerimiz, eğitim çalışanlarımız olmak üzere, öğrenci ve veliler olarak herkesin, her birimizin yapacağı çok güzel, iyi şeyler mutlaka vardır. Her birimiz yeni eğitim döneminin heyecanını görevimizin idrakinde bir sorumlulukla yaşayabiliriz, yaşamalıyız. İnsanları eğitimli, bilgi ve yüksek değerlerle donatılmış Yeni Türkiye’nin gerçek anlamda yolunu, ufkunu açacak bir eğitim düzenine kavuşma heyecan ve beklentisi ile yeni eğitim-öğretim yılının hayırlara vesile olmasını diliyoruz.”




Bu haber 398 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM HABERLERİ

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR